Mir'at-ı Cünun

Mir'at-ı Cünun tekrar paylaştı.
EBU HANİFE'NİN VASİYETİ
Ebu Hanife zehirlendiğini anlayınca, zindanda ziyaretine gelmiş öğrencilerine, "Ölünce beni gasp edilmemiş bir toprağa gömün!" diye vasiyette bulundu ve vasiyetnamesini yazdırdı: 1-Arap olmayan müslümanların, anadilleri ile ibadet etmeleri meşrudur. 2-Bir insanının mü’min olduğunu ibadeti belirlemez. 3-Kimin cennete veya cehenneme gideceğini Allah'tan başka hiç kimse bilemez. 4-Beşeri (insani) ilişkilerde dindarlık ölçü değildir. 5-Namaz kıldırdığı için para almak helal değildir. 6-İmana dair son sözü Allah söyler. 7-Din için toprak gasp etmek (mülkiyeti başkasına ait bulunan bir malı zorla almak) meşru değildir. 8-Evlenme ve eş seçme hakkı kadının kendisine aittir. 9-Arapça kutsal dil değildir, kutsal olan anlamdır. 10-Allah'ın elçileri, Allah'ın kitabına aykırı konuşmazlar. 11-Kur’ana ve akla aykırı rivayetler, kaynağı ne olursa olsun reddedilir. 12- İslam'da evliya diye bir sınıf yoktur, mü’minler Allah'ın evliyasıdır (dostudur). 13- Cinayetin cezası, mü’min ve kafir için aynıdır. 14-Haram para ile hasenat (hayır işleri) yapılmaz. 15-Zulüm yapan idareciye hediye verilmez, hediyesi alınmaz. 16-İyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak farzdır. 17-İslam akıl ve vahiy dinidir. Aklı olmayanın dini de yoktur.
Ebu Hanife
Ebu Hanife
Reklam
AH ULAN BİZ CENNETLİKLER (!)
Hani bedevinin biri gelip Müslüman olur ve çıkışta o tarihi (bed)duasını yapar ya; “Ey Muhammed’in Allah’ı! Cennetine bir beni bir de Muhammed’i al, başka da kimseyi alma” diye! Modern dönemde bedeviliğin zihinlere hâkim olmasından ve kurban olduğum Allah’ın Türkiye’deki bizleri cennetine vekil olarak tayin etmesinden mütevellit siz “kurtarılmayı
Mir'at-ı Cünun
2023 okuma hedefini ekledi.
2023 OKUMA HEDEFİ
0/5 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
5 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Mir'at-ı Cünun
Bir kitabı okumaya başladı
Modern Düşüncede Kötülük
Modern Düşüncede KötülükSusan Neiman
7/10 · 17 okunma
Mir'at-ı Cünun tekrar paylaştı.
Bağımsız bir medya olmadan bir memlekette demokrasiden söz edilemez. Ama bu güç birtakım sorumlu­lukları da beraber getiriyor. Bu sorumlulukların gerçekleşmesi için devlet harekete geçemez ve geçmemelidir de. Medyaya dokunmak; özgürlüğü, demokrasiyi, Anayasa'yı zedelemek, hatta bir dikta rejimini tezgahlamak anlamına gelir. Ağustos 1999'da Kanal 6'nın bir hafta yayın yasağını tüm medya hep bir ağızdan protesto etti ve bunun özgürlükleri tehdit eden, anayasayı çiğneyen bir haksızlık olduğu ileri sürüldü. Demok­rasilerde medya, asla dokunulmaz kutsal bir kurum gibidir, haklı haksız herhangi bir müdahale demokrasinin vazgeçil­mez temellerine bir saldırı sayılır, tepki getirir. Şayet bilinçsiz bir medya, ilan parası toplamayı, sürümü her şeyin önünde görüyor, sürümden başka bir kaygı duymuyorsa, bunun için de işi kışkırtıcılığa kadar azıtıyorsa, devlet ve hükümet ne ya­pabilir; hiç. Seviyeli bir medya kendi kendini kontrol edebilen bir medyadır. Bunun için de hükümetin dua etmekten başka bir seçeneği yok. Özdenetim, her şeyin başı.
Reklam
Mir'at-ı Cünun tekrar paylaştı.
Günümüz Türkiye'sine için
Yunus Emre yahut Abdal Musa gelip de ne derdi? Herhalde "Sen seni bil sen seni;" diyecektir. "Ben ve öte­ ki" ayrılığı bir vehimden ibarettir; insanlık birdir, gerçek bir­liktedir, diyecektir.
Mir'at-ı Cünun tekrar paylaştı.
Abartmasız görünen gerçek şudur ki, Türk milleti birbi­rini anlamayan, anlamak istemeyen, zihniyeti, değer sistemi, yaşam tarzı, dili, giyim-kuşamı, selamlaşması bile farklı iki ayrı toplum haline gelmiştir. Tehlikeli olan şey, bu iki toplu­mun birbirini anlamak istememesi ve siyasi iktidarı ele geçirip ötekini baskı altına almaya çalışmasıdır
Mir'at-ı Cünun tekrar paylaştı.
Ölüm korkusu iskence korkusu kadar büyük değildir.
Kurak iklimdeyiz, yağmur yok lakin Dallama kütükler dallanır oldu. Çobanlar insafsız, sürüler sakin Çiftlikte ağalar sol’lanır oldu. Erkekler kulakta küpe sallıyor, Kadınlar tarlada çapa sallıyor, Gücüne güvenen sopa sallıyor,
68,9bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.