Simyacı
3/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Öncelikle herkes kitabı o kadar övüyordu ki bende alıp okumak istedim.İnsanlar o kadar övgüyle bahsediyorlardı ki kitap gözümde büyüdü. Kitabı okumaya başladığımda ilk düşündüğüm şey dilinin ne kadar basit ve ne kadar akıcı olduğuydu.Kahramanımızın adı Santiago.Santiago babasının kalıplarının dışına çıkarak özgür olmak istiyor. Kendi isteklerini,hayallerini gerçekleştirmek istiyor,farklı yerler görmek, keşfetmek,yeni insanlar tanımak istiyor.Bu doğrultuda başına bir sürü olay geliyor.Aslında bütün evren onun hayâli için çabalıyor(daha doğrusu rüyası için).Santiago elinde hep bir kitapla dolaşıyor fakat bu kitap hep yarım kalmış. Ne zaman kitabı açacak olsa yeni biriyle tanışacağını düşünüyor,kendine totem yapıyor.Kitap epey bir kurgusallık iceriyor,gerek karakterler olsun gerek rüzgarla,güneşle konuşulması gibi.Rüyasında gördüğü hazine için Mısıra gidiyor fakat hazine aradığı kadar uzakta değil.Aslında hazine ailesiyle yaşadığı ülkede.Bence Santiagonun en büyük hazinesi bulduğu aşktır.Bu zorlu yolculuk ona Fatımayı kazandırıyor.Hazineye ihtiyacı yok bence.Çünkü hazineyi arama yolculuğunda yeteri kadar para kazandı,bu parayla istediği kadar koyun alabilir.Sonuç olarak kendi isteklerini gerçekleştiriyor.Bu istekler uğruna başına gelen her şeye razı oluyor.Kendi kararları onun hayatına yön veriyor. Konusu takkeci İbrahim aga hikayesini andırıyor.(Rüyasında gördüğü altınları Bağdatta aramaya gidiyor fakat altınlar kendi evinin bodrum katında çıkıyor).
Edebiyat
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
·
9 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.