Gönderi

Puan vermedi·87 syf.··
Beğendi
·
2020 482. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2020 20:09
Turgut Uyar’ın tam ortasıdır ‘Divan’. Belki de Türkiye entelijansiyasının roman ve ATÜT (Asya tipi üretim tarzı) bağlamında yaptığı tartışmaya şiir üzerinden hiza kazandırır. Bu hiza asıl konu ile değil, dil ile kurulur. Şunu demek ister adeta; konu bir şey değildir, meseleyi nasıl güncelliyor ve onu estetize ediyorsunuz ona bakmalı. Bazı başlıklar, münacat, naat, kaside, rubai gibi isimler taşısa bile, bu 16’ncı yy’da Ahmet ismini taşıyan bir adamla 20’nci yy’da yine Ahmet adına sahip bir adam arasındaki isim benzerliği kadardır. Zihniyet çoktan değişmiştir. Değişmiş olanın ‘divan’ıdır bu ve değeri oradan gelir. Ne var ki içten bir yıkım kadar bitmez saygı jestleri taşıması, dile ve hayata duyulan bağlılıktan gelir. Uyar bu kitabıyla, divan şiirinin soyut ve öznesiz dünyasını somutlar. Bir tür yönelim kitabıdır ‘Divan’. Özne (Cahil Beşir’e), nesne (dikilitaşlar’a), durum (biten bir yaza) arasında kendi yoklayışlarını ilerletir. Geleneksel şiir biçimlerindeki isimsizliği (gazellerin ismi yoktur) başka bir uzaya çeker. Çağrışım/çağrıştırımlara bağlar. Bu, şiirin çoğul algısının işletilmesidir. ‘Baharat Yolu’ şiiriyle, Turgut Uyar, divan şiirinin mazmunlarına değil ama onu yaratan coğrafyanın katmanlarına dalışlar yapar. “Ben eskiden bilirdim tiryaki bir aktar vardı/Uzun birtakım saplar ve hazin kokular satardı...” İndirgemeci olmaksızın ifade edilebilir ki tiryaki aktar, geçmiş şiirin uzayıdır. Başka bir şey daha var, Turgut Uyar, ‘Divan’ ile uzun ve esnek mısra kurmanın hünerini kendi şiirinin mülküne dönüştürür. Bu, dili yoklarken buluşlara da açık durmanın anahtarı olmalı. Ferahlamak için adeta uçmak için rüzgâra karşı kollarını açmak gibi.
Şiir
DivanTurgut Uyar · Bilgi Yayınevi · 19701,297 okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.