Biz yaşamak korkusunu dünyaya beraberimizde getiriyoruz.
Puan vermedi·400 syf.··
2020 36. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2020 01:16
Yine Peyami Safa ve yine mükemmel bir roman: Biz İnsanlar. Biz İnsanlar, Peyami Safa'nın son romanıdır. Yani ustalığının zirvede olduğu bir dönemde yazılmıştır. Olaylar, Milli Mücadele döneminde geçmekte ve kitapta materyalizm, sosyalizm, mandacılık ve milliyetçilik akımlarının etkisi görülmektedir. Orhan, materyalist bir öğretmendir. Babasının ve çevresinin dini görüşünden, sorgulamayan yapılarından dolayı onlardan uzaklaşmış ve kendi yolunu çizmiştir. Her şeyi mantık çerçevesinde düşünen, ciddi, realist bir kişidir. Ancak bir kişi var ki onun duygularını bastırdığı yerden çıkaracak ve materyalist kişiliğini değiştirecektir. Vedia, annesini ve babasını kaybetmiş, piyano çalan, kitap okuyan bir karakter. Aslında Vedia benim için çelişkilerin karakteridir. Çünkü birçok tipi içinde barındırıyor. Normal olaylara anormal tepkiler veren, çok küçük şeylerde bile oldukça hassas, büyük olaylara karşı tepkisiz, hislerini fazlasıyla anlamlandıran bir karakter. Balkonun kapısını açan rüzgarın bile ona bir işaret verdiğini veya bir şeye vesile olacağını düşünür. Orhan ve Vedia kitabın ana karakterleri. Orhan'ın öğrencilerinden Cemil, Tahsin'e "eşek Türk" dediği için Tahsin Cemil'in kafasına taş atıyor ve Orhanla Vedia'nın hikayesi bu olayla başlıyor. Cemil'in ailesi Türk olmasına rağmen Türklere hakaretler eden, Fransızları evinde ağırlayan bir aile. Safa'nın romanlarının ortak özelliği olan Doğu-Batı çatışması bu romanında da görülmektedir. Orhan bu olayda milliyetçilik duyguları ile Tahsin için elinden geleni yapmıştır. Tahsin'in babası da benzer bir olay yaşamıştır ve bu yüzden ikisini de milliyeti müdafaa eden kişiler olarak görürler. Kitapta materyalizmin, determinizmin, kapitalizmin tartışıldığı bölümde Orhan'ın fikirleri biraz değişecektir. Ve önemli bir soru sorulmaktadır: "Türkiye'nin yaşayacağına inanmayan bir Türk'ün kaç türlü ahlakı olabilir?" Peyami Safa bu romanında da insan ruhunu yine mükemmel analiz ediyor. En ince noktaları kaçırmıyor ve kendimize sorular sorduruyor. Orhan, Vedia'ya olan duygularını materyalist bir insan olarak mantıken anlamlandırmaya çalışıyor. 'Merak' diyor en başta. Sonra onu sevip sevemeyeceğini düşünüyor. Aşkı o kadar güzel anlatıyor ki Peyami Safa... Öyle güzel inceliyor ki tüm duygularımızı... "Tek hakikat" diyor aşk için. Bazen de bir menfaat ilişkisi olarak görüyor. Vedia duygusal bir karmaşa içinde. Kimi seviyor, gerçekten seviyor mu, seviyorsa da bunu yaşamaya cesareti var mı, kim daha doğru kişi, doğru kişi nedir? Bu soruların içinde kararsızlık buhranına düşüyor. "Bende iki türlü erkek hayali var: Biri koca, öteki de aşık. Bu iki hayali bir adam üstünde birleştirmeyen kadın evlenmemelidir." diyor. Orhan, Vedia'nın ona olan sevgisinden hep şüphelendi. O da Vedia'nın birini tam sevemediğinin farkındaydı. "Sevmedi. Öyle göründü ve öyle görünmesini çok iyi bilir. Yahut hakikaten biraz seviyordu. Çünkü inandığım çok oldu. Fakat yalan. Galiba acıyordu bana... Çok düşündüm bunları... Artık yoruldum..." diyor Orhan. Ama Vedia'ya olan aşkı hep büyüyor. Safa, Orhan karakteri ile bize insanın maddi bir varlıktan çok manevi bir varlık olduğunu, ruhun maddeden önce geldiğini anlatmaya çalışmıştır. #94725447 . Ah be Orhan nasıl da anlıyorum seni :D Orhan'ın zenginleşmesi ile Vedia bir başka buhrana düşüyor. Orhan'ın şikayetçi olduğu giyimi düzeliyor ama Vedia eski Orhan'ı istiyor. Onun yanında kendini daha zayıf hissedeceğini düşünüyor. Karşımızdakine yetemeyeceğimizden, ondan daha az kalacağımızdan ne kadar da korkuyoruz dimi? Kendimiz olmak, herkesin basit bir insan olduğuna kendimizi inandırmak ne kadar zor. Ama ben şuna katılıyorum: #94985858 . İçimizdeki hiçbir şey tam değil. Ne kadar da zor biz insanları anlamak.
Edebiyat
Biz İnsanlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20233,742 okunma
·
130 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.