Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna eserinden sonra beni en çok etkileyen ikinci bir eseri İçimizdeki Şeytan’dır.Okurken çoğu kez altını çizerek notlar aldığım ,aynı cümleleri birkaç kere okuduğum oldu.Tavsiyem sınav baskısı gibi kitabı hemen okuyup bitirmek değil de yazarın kitapta oluşturduğu karakterler üzerinden yaptığı psikolojik tahlilleri daha iyi anlamak adına daha yavaş okunmalıdır.İşe gider gelirken yolda okuduğum zamanlar derin düşüncelere daldığım oldu.Bence Sabahattin Ali yazarlığının yanında büyük bir sosyolog.Özellikle eserindeki Ömer,Nihat,Bedri,Macide karaketerler, aslında o kişilere pek yabancı değiliz.İçimizdeki karakterlerdir.
Hepimiz biliyoruz ki din,sosyalizm,komünizm,milliyetçilik gibi yönetim biçimleri yürütücüler yüzünden olsa gerek yazıldığı gibi olmamıştır. Sabahattin Ali bu eserde birkaç kere vatan ve millet sevgisini kullanıldığını ifade etmiştir.
Sabahattin Ali ile Hüseyin Nihal Atsız arasındaki kavga bu esere yansımış olabilir,Atsız da bu kitaba karşılık İçimizdeki Şeytanlar eserini yazmıştır.
Eserin son bölümünde aleyhimize çıkan bütün fiilerin mesulunu şeytana yüklememizi,aydın geçinen tayfanın karanlığını dile getirmektedir.
“Herkes kim?”,” Tam yaşamaya başladığım bu andan itibaren beni öldü saysınlar!”
“İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak demek değil,kötülük yapacak cehveri içinde taşımamak demektir.”
“İnsan dünyaya sadece yemek, içmek ve koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olmamalı,daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.”
...