Gönderi

Spoiler içerir
Puan vermedi·312 syf.··
2020 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 20:04
——-SPOİLER İÇERİR——- Kitap Feribe adındaki karakterimizin aşk acısını unutmak istemesiyle başlıyor. Kitaba başladığınızda sanırım unutmak üzerine bilimsel derslerin yer alacağı sade bir roman olduğu düşüncesine kapılsanızda, ilerledikçe çok farklı boyutlara gidiyor. Feribe evli ve kocasını aldatmış bir kadın. Bir yandan bunun suçluluk duygusunu yaşarken bir yandan da sevdiği aşık olduğu adam tarafından ayrılmak zorundayız gibi bir takım sebeplerle terk ediliyor ve bunun acısını çekiyor. Hem de nasıl acı çekmek. Nermin Yıldırım’ın diğer kitaplarında da gözlemlediğim gibi acıyı tarif etme biçimi ve gündelik hayattaki basit imgelerle tasvir yapması benim çok sevdiğim bir yön. Bu kitapta da Feribe’nin yaşadığı aşk acısını oldukça derinden hissediyorsunuz. Ben bir yandan aldatan bir kadın olarak tasvip etmediğim bu davranışın romanda nereye doğru yol alacağını merak ederken bir yandan da mazi imha merkezi diye tabir edilen merkezin gizemini merak ettim. Bu iki merak arasında kitapta yol almaya devam ederken Feribe’nin geçmiş acılarına ulaştım. Feribe’nin yaşadığı suçluluk duygusunun aslında kocasına karşı değil annesine karşı olduğunu öğreniyorsunuz bir yerden sonra. Annesi aldatılan bir kadın olarak bunun acısını kaldıramayıp intihar etmiş ve buna Feribe şahit olmuştur. Bu yüzden babasının yaptığı hatayı genetik bir hata gibi üstünde taşıyıp kendisi de yaptığı için annesine karşı yoğun bir suçluluk duyuyor. Bunların yanında çalıştığı bankadaki hırsızlık olayının üzerine kalması ve bu olayın talihsizliğinin bir şekilde istemediği bir işte ömür tüketmenin saçmalığını fark edip istifa etmesine kadar ilerleyeceğini ilk başlarda bilmiyor Feribe. Yaşanan tüm bu olanlarda bazen eşi Vedat’ın saf olduğunu düşünüyorsunuz. Nasıl bunca olan biteni fark etmez diyorsunuz ki. Kitabın sonunda hiç de öyle olmadığını anlıyoruz. Meğerse Vedat her şeyi biliyormuş fakat susmuş. Hem de neden? Feribe’nin hastalığı nüksettiği için. Peki nedir bu hastalık? İnsanın yaşadığı bir acıyı beyninden silmesi, unutması. Yıllar önce Feribe’nin annesinin ölümünü hafızasından silmesi gibi sevgilisi Nedim ile olan gerçek ayrılıklarını da hafızasından silmesi üzerine Vedat beklemek zorunda kalıyor. Her şeyi kendi kendine hatırlaması için. Tabii olaylar o şekilde ilerlemiyor. Benim kitapta en sevdiğim yerlerden biri de Ses’in izel-Çelik-Ferdi üçlüsünden verdiği ufak nüanslar ve Ses’in kitabın sonunda cüce çıkması. Bu kitabında da kadına şiddet ögelerinin toplumumuzdaki yerinden tutun da kalbimize acı gibi saplanan hata yapan insanlara karşı merhametsizliğimize kadar bir hesaplaşma mevcut. Suçluluk duygusu, arınma, unutmanın şükrü gibi konularda da çok içten yorumlar mevcut. Velhasıl kelam Nermin Yıldırım benim sevdiğim yazarlardan biri. Keyifle okudum ve çok sevdim.
Edebiyat
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,4bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.