·416 syf.····Okunma: 25 Aralık 2020 23:44 Sarai... Ne yalan söyleyeyim bu zamana kadar okuduğum en iyi ,en akıcı, okurken meraktan öldüğüm bir kitap değildi. Birçok şey tahmin edilebilirdi. Kendimi kitabın içerisinde bulamadım bir türlü. Benim için bir kitap ilk cümleden beni içine hapsetmeli, bıraktığım zaman ``acaba nasıl bitecek´´ diye sürekli aklımda dolaşmalı ,özellikle de böyle aksiyon-macera türünde bir kitapsa. Fakat bende böyle duygular uyandırmadığı gibi aşkı da hissedemedim. Kitap akıcı mı? Evet öyle. Sizi düşündürecek , yoracak cümleler yok. Tıpkı sizi sarıp sarmalayacak cümleler olmadığı gibi.
Genel olarak aslında kitabın konusu gayet güzel ancak yazar bunu okuyucuya hissettirememiş bence. Bir şeyler sürekli eksik.
(SPOİLER) Mesela kitabın başında Sarai´nin dokuz yıldır kaçamadığı yerden bu kadar kolay, üzerinde düşünmeden kaçabilmesi beni olaydan koparttı. Şahsen o bölümü nefesimi tutarak okumak isterdim. Ya da kendi hayatını kurtarmak için ardında bıraktığı arkadaşının yaşaması için kaçtığı yere tekrar dönmeyi göze alıyor. Ama kendi canını feda ettiği arkadaşı öldüğünde göz dolduran tek bir cümle bile yakalayamadım ben. Üstelik çok korkulan Javier kolayca ölüyor ve Sarai sanki arkadaşının ölümünden daha çok üzülüyor hayatının dokuz yılını çalan adama. Victor desen sözde soğukkanlı bir katil fakat ne kızı ne de kardeşini bir türlü öldüremiyor. Okumayanlar `` kardeşini öldürmek o kadar kolay mı ´´ diyebilirler belki ama babasını gözünü kırpmadan öldüren bir adam için zor olmasa gerek sanıyorum.
İnşallah giriş kitabı olduğu için bu kadar sakin geçmiştir. Çünkü ikinci ve üçüncü kitabı da aldım ve pişman olmak istemiyorum :( Birazdan ikinci kitaba başlayacağım çünkü olayları unutunca bu kitabı baştan okumam gerekecek ve bunu istediğimden pek emin değilim. Yüksek bir beklentiye sahip olmamakla beraber bu kitaptan iyi olmasını ummuyor değilim.
Herkese iyi okumalar.