·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Aralık 2020 14:03 İlk defa kalemiyle tanıştığım Ergin Borobey'den Yaz Sonu adlı kitabını okudum.
Bir süredir aşkın, dostluğun, ailenin harmanlandığı bir roman okumamıştım. Bu ara verişim Yaz Sonu ile tamamlanmış oldu.
Yaz Sonu, Yusuf'un ve biraz da bizim, aslında hepimizin romanı. Çünkü herkes hayatta yaşadıkları ve bu yaşadıklarını unutamayışı, hayatına devam etmeye çalışması gibi pek çok süreç geçirmiştir, geçiriyordur. Bu kitap da tam olarak böyle. Yusuf'un geçmişe bakış açısı ve satırlar aracılığı ile çocukluğunuza, geçmişinize yola çıkabilirsiniz. Ayriyeten kitap, edebiyatı, cümleleri, anlattıkları ile oldukça başarılı bulduğum bir üsluba sahip. Baş karakterin içinde bulunduğu ruh halini bazı yönleriyle çokça kendime benzettim bu yüzden altını çizdiğim bir sürü cümle oldu. Bazı cümleler sanki bana sesleniyor ya da benim kendime seslenişim gibiydi. Bu yönden kitabı büyük bir iştahla okuyordum. Daha sonraları kitabı elime alamayışım ve konuların yavaş ilerlemesi sebebiyle okumakta zorlandım. Anlatılanların oldukça detaylı işlenişi ve kitabın giriş bölümünün çok uzun oluşu zorlanmama sebep oldu. Soru işaretleri bırakılan konuların cevap bulması için pek çok sayfanın geçmesi gerekiyordu. Ve bu noktada hızlı okumaya çalıştım. Belki de böyle düşünmemin sebebi aceleci davranışımdan kaynaklanıyor olabilir. Dediğim gibi bazı olumsuzluklar haricinde okurken edebi zevk veren bir romanı okumak çok keyifliydi. Ve normal bir romandan farklı kurguya sahip olduğu orijinalliği gözler önüne seriyordu.
Bir yaz havasında ama yer yer kırıkların da olduğu, farklı bir kurguya sahip bu romanı herkese tavsiye ederim.