Eserin batı dünyasında kaybolan ve İslam coğrafyasında yaşamına devam eden Antik Yunan mirası eserlerin müslüman düşünürler üzerindeki etkisinin en canlı tezahürlerinden biri olduğu kanaatindeyim.
Zira Farabi en çok Aristo’dan etkilendiğini beyan ederken (ki onu “muallim-i evvel” diye anması bunun en önemli ispatı niteliğindedir) bi yandan da müslüman kimliği ağır basmakta ve düşünürü arafta bırakmaktadır.
İnancı dolayısıyla konuları şu yahut bu vesileyle Tanrı kavramına bağlamaya çalışması bende salt felsefe tadını bırakmadığından kitabı biraz sıkılarak okudum diyebilirim. Ancak çevirmenin Prof. Ahmet Arslan olması tam da bu noktada bir avantaj niteliğindedir.
(Özel not: Felsefeye inançsal açıdan temkinli yaklaşanlar için gayet iyi bir kitaptır. Bu şekil okumalarla felsefe ve inancınız arasındaki bağları eritebilirsiniz fikrindeyim.)
İyi okumalar dilerim.