1/10
·256 syf.··
2020 16. kitabı
Hocamızın büyüklüğüne ve kariyerine bakarak onu eleştirmenin haddimize düşmeyeceğini söylemek pekala kolay bir yaklaşımdır. Ancak başta belirteyim ben hocamızı değil sadece bu eserini eleştireceğim. Bu açıdan bir yanlış anlaşılma olmasın. Kitabı okuyan arkadaşlarımızla birlikte bir araya gelip kitabın eleştirisini yapmaya yeltendiğimizde oluşan tablo şuydu: %80 kitaptan hiçbir şey anlamamıştı, %20 lik benim de dahil olduğum bir kesimse bir şeyler anlamış ama onu da yanlış anlamıştı. "Kitabın dili ağır" diyerek işin içinden çıkmaya çalışıp, bu kitabı bize öneren hocamızdan doğrusunu öğrenmeye çalıştık. Hocamız da bize "Siz kitap okumuyorsunuz, felsefeden anlamıyorsunuz. o yüzden anlamamışsınızdır. Bu kitap mükemmel" deyip işin içinden çıkıverdi. Ancak hepsi belirli ölçülerde entellektüel birikime sahip on beş araştırmacıdan hiçbirinin hocanın anladığı şeyleri anlamamış olmasında bir anormalite olduğunu kısa süre sonra fark ettim. Kitabın özetini kısım kısım çıkartırken bir şey dikkatimi çekti. Kitabın içerisinde Cemal Hocamızın "Bilimde çelişki olmamalıdır" sözüyle ve haliyle bilimle de çelişen onlarca bilgi buldum. Not ettikçe ve özetledikçe işin dozajının biraz yüksek boyutta olduğunu fark ettim. Kitabı okuyup içeriğinden bi halt anlamayanlar için söyleyeyim. Kitapta geçen ve onlarca sayfa okumanıza rağmen hiçbir anlam veremediğiniz indüktif metot tümevarım, dedüktif metot da tümdengelim anlamına geliyor. Sanıyorum çeviri yaparken hocamız da pek anlam verememiş olacak ki bir paragrafta rahatlıkla anlatılabilecek bu iki kavram yüzlerce sayfada ifade edilememiş. Kitap malesef bunun gibi onlarca hatayla ve anlamsızlıklar yığınıyla dolu. İkinci bir sorun da kitabın dil olarak anlatım ve gramer bozukluklarının bir dolu olmasıydı. 1979 yılında yazılan ve 14. baskısı 2011 yılında yapılan bu kitabın bunca hatayla dolu olmasının bir sebebi de kuşkusuz herkesin "Hoca büyük hocadır. Eleştirmek bize düşmez" demesi ya da hiçbir şey anlamadığı halde yaklaşık 30 yıldır anlamış taklidi yaparak bu eserle ilgili çalışmaları sonlandırmaya çalışmasıydı. Hocamıza bu anlaşılması çok güç kitabı yazdığı için kızmıyorum. Sonuçta kitap 30 yıl önce yazılmış ve elbette ki hataları olacaktır ama 30 yıl boyunca üzerinde düzeltme yapılmamış olması ve kitabın bir dolu hatayla 30 yılı devirmesi büyük bir yanlış... Hele hele bu yanlışlarına rağmen kitabın hala önerilip üzerine de "mükemmel kitap" denilmesi daha büyük bir ayıp. Belki her şeyden önce Cemal Hocamıza yapılan bir ayıp... Kitaba ülkemizde yapılan ilk çalışmalardan birisi olması dolayısıyla 1 puan veriyorum zira günümüzde bile bu kadar anlaşılmaz bir kitabın bizden önceki kuşaklar için bilimi ne kadar anlaşılmaz ve korkunç hale getirdiğini düşünmek bile istemiyorum. Birilerinin bilim aşkına hocamızın eserindeki hataları bulup düzeltmesi, onun eserini anlaşılır ve yaygın kılması en çok hocamızı mutlu ederdi bence. Ancak tozlu raflarda unutulup hala araştırmalarda okutulan bu kitabı, önce bu kitabı bizlere öneren hocalarımızın okumasında ciddi faydalar olduğu kanaatindeyim. Zira birisi bu kitaba "iyi" diyorsa kesinlikle bir sorun var demektir. Köy Enstütülerinden yetişen büyük hocalarımızdan Cemal Hocamıza Allah'tan rahmet , birilerinin de bu ayıba dur demesini diliyorum.
Felsefe
Bilim FelsefesiCemal Yıldırım · Remzi Kitabevi · 2008156 okunma
·
157 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
15 akademisyen anlamadığını beyan etti. Evet, diğer bilim felsefesi kitaplarına nazaran kötü! Amma bu kitabı değil, bilimin öncüleri kitabı kötü..