Alman bir ressamın, savaştan kaçıp İsviçreye sığınırken, kendisini Almanya hükumetinden gelen sefer mektubuyla yaşadığı ruhi çalkantıları anlatıyor. Adamın, sefer emrini aldıktan sonra yaşadığı gereksiz ve anlamsız tripler baya sıkıcı. Kendini Alman hükumetinin emirlerine 'Mecburiyet' çerçevesinde uymak zorun hisseden adama, madem öyle düşünüyorsun ne diye İsviçre'ye kaçtın madem kaçtın ne diye tribe giriyorsun diye sormazlar mı?