"YAŞAMIMIN GİZİNİ VERECEĞİM SANA..."
Puan vermedi·130 syf.··
2021 2. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 02:14
*Pazar gecesi şiir etkinliği vesilesiyle kaleme alınmıştır. Etkinliğe buradan erişebilirsiniz; #99139733 "Tanrı'nın yağmura benzeyen hizmetçileri vardır. Toprağa düşünce mısır, denize düşünce inci olurlar." diyor Lale Müldür, Buhurumeryem şiirinde ve Gül' ün sırrını açıyor ; "Evren dört unsurdan mürekkeptir. Hangisini seçersen goncaya durursun. Gül: ateşte yanar susuz kurur havasızlıktan boğulur mermerde donar." Daha ne desin bir şair, ben fakire bu kadarı kâfidir :) Lale Müldür'ün okuduğum ilk eseriydi. Eserin bazı kelimeleri büyük harfle yazılmış, bu vurgu imlası son dönemlerde şairler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Şairin çeşitli vesilelerle İtalya, Belçika gibi ülkelerde bulunmuş olmasının iç dünyasına tesirini gözlemleyebiliyoruz, yer yer dizelerde yabancı kelimeler yer alıyor, bu durum bir çok okuru rahatsız etmiş olabilir, bana kalırsa kelimeler özenle seçilmiş ve şiirine özel bir kişilik kazandırmış. İngilterede bir doktor kendisine aşırı hassasiyet sendromunuz var diye teşhis koymuş ve eklemiş, 'Biz kelebek kanadından ağaç kabuğu yapamayız...’ şairlerin doktorları da şair ruhlu oluyor sanırım :) Şiirleri yazma sürecinde, bir şiir bana kendini yazdırdığında, noktayı koyar sayfayı kapatırım diyor ve üç gün okumam, sonra açıp okuduğumda o şiiri yazanın ben olduğuma kendimi ikna etmeye çalışırım çünkü çok yabancı gelir, kalem oynatmadan kitabıma alırım diyor. Çok ilginç ve keyifli olsa gerek. İlk etapta şairin uslubunu biraz yadırgadım ama sonra eser bağlıyor okuru kendine. Kendi kelimeleri var Müldür'ün, bu kelimeler öyle çok ki ikinci kullanımına rastlamak çok güç. İmge patlaması denebilir şiirlerine ama söze külçeler indirmeyen, dimağa ve his uçlarına zarif dokunuşlar bırakan, güçlü denemeler... Yoğun metafizik unsurlar, öğretiler ve inanç sistemlerinin hakim olduğu, kişilerin adeta silinip gittiği kozmik bir evren, şairin zihninden bize kadar ulaşan mental sesler... İnsan çok sevdiği biriyle konuşurken, bir zamandan sonra sesini duymaz olur, hisler o kadar baskındır ki sesler siliniverir... Yahut danseden birini seyrederken dansın figürleri müziği sustururya hani...Bazı şiirlerinde kelimeleri unutturan bir müzik var. Bazı şiirlerindeyse kuyular var Müldür'ün, sadece kendi sesinizi duyabileceğiniz ve belki bir zaman sonra onunla da yollarınızı ayırmak mecburiyetinde kalacağınız. Etkinliğin başında eserin 130 sayfa oluşu beni sevindirmişti ama şakaklarım zonkladı diyebilirim :) Buhurumeryem; çoğumuzun sıklamen diye bildiği çiçeğin adı. Çiçek yetiştiren kitap dostları bilirler buhurumeryemi yetiştirmek, hayata bağlamak oldukça zordur, asık suratlı bir çiçek olmasın diye gece gündüz uğraşmak gerekir. Öyle nazlıdır ki, rüzgar deyse dalına hemen bırakıverir kendisini, çok güzel bir görüntüsü vardır, gökyüzüne açılan avuçlar gibi çiçek açar ve geceleri kapatır yapraklarını... Divan edebiyatında da 'Buhurumeryem' sıklıkla kullanılır, güzel kokuyu, saflığı, masumluğu temsil eden bir motiftir, özellikle Baki şiirlerinde çok yer verir. Tadımlık bir beyit; “Erişti hakten bûy-ı buhur-i Meryem eflâke Muattar eyledi göklerde dâmân-ı Mesihâ’yı” {Buhur-ı Meryem’in kokusu yerden göklere erişti. İsâ’nın eteğini kokulara boyadı.} Diğer yandan Hz. Meryem'in, Hz. İsa aleyhisselam'ı doğururken, ağrının şiddetinden, bu çiçeğin ağacına tutunduğu anlatılır. Bu nedenle buhurumeryem çiçeğinin dallarını kurutup doğum anında ebelerin şifa için kullandığı da vakidir. Eserin son şiirinin adı Buhurumeryem, ince bir öyküleme yer alıyor şiirde... Hz. Meryem'den ve Kuran-ı Kerim'de geçen kıssasından izler bulunuyor. Pol ile Virginie'nin mektupları çok güzeldi; bir yanıyla bilge bir ciddiyet, bir yanıyla içli bir tebessüm... Büyük harflerle yazılmış Pozitif Vibrasyon şiiri ömür törpüsüydü :) Mühendis olmanın bütün olanaklarından faydalanarak son hamlesini yapıyor şair :) Diğer eserlerini de okumayı çok isterim. Çok sevdiğim, sözleri Lale Müldür'e ait olan Destina'yı dinleyerek biraz dinlenelim :) "İşte bu yüzden, sırf bu yüzden Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için Seni bu denli yıktıkları için, Yaşamımın gizini vereceğim sana" youtu.be/fJlojNx-gxg Öncelikle L Büşra A. olmak üzere eşlik eden tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Keyifle okuyun. Derin saygımla...
BuhurumeryemLale Müldür · Metis Yayınları · 1994443 okunma
··
1.470 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Buhurumeryem çiçeği ile Yorgo Seferis'in, " Sağda, yıkık bir sütun alınlığının bulunduğu yerde bir demet buhurumeryem çiçeği. Efes’te, bu zamanda nice buhurumeryem çiçeği insana, durmadan, İonia göğünün renk tonlarını hatırlatıyor. " cümleleri ile tanıştım. Merakım ağır basmış, araştırmıştım. Çünkü o güne kadar, daha önce adını hiç bir yerde duymamıştım. Hâlbuki Eylül'üm, senin de beyan ettiğin üzere, çoğumuzun bildiği sıklemenlerden bahsediyormuş, şair. Buhurumeryem'i bir kez daha tebessümle andım. Kalemin daim ola!...
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Kimbilir daha ne sırlı dizelere ilham olmuş bu nazlı ve soylu çiçek ablacım. Ne iyi ettin, yüreğin hoş kokuların ve daha sezilmemiş manaların otağı olsun.
Buhurumeryem'in ne anlama geldiğini merak etmiştim.Bir çiçek ismiymiş,çok güzel ben bayılıyorum böyle çiçeklere Eylül. İlk defa duydum diyebilirim ne kadar anlamlı. İnceleme güzel olmuş,tıpkı kitap gibi yalnız ben daha bitirmedim,bitirince daha anlamlı olacak. Bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim hepinize canım. Derin sevgilerimle,emeğine sağlık. 😊😇
Eylül Türk
Gönderi Sahibi
Birlikte okumanın keyfi apayrı Büşram, benim de buhurumeryemim var, şiire bayılır :) Son kısımlar kitaba ruhunu veriyor, keyifli okumalar. Vesilenle şiir gibi bir akşam oldu, güzel kalbine hürmetle 🌹☘️