10/10
·135 syf.··
2026 31. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:55
Oz Büyücüsü, Dorothy adında küçük bir kızın, çıkan büyük bir kasırga sonucu köpeği Toto ile birlikte Oz adlı büyülü bir ülkeye savrulmasını ve burada yaşadığı maceraları anlatır. Dorothy, tanıştığı kişilerin yardımıyla evine dönebilmek için Zümrüt Şehri’nde yaşayan Oz Büyücüsü'nü bulmaya karar verir. Yol boyunca beyin isteyen Korkuluk, kalp isteyen Teneke Adam ve cesaret isteyen Korkak Aslan ile arkadaş olur. Birlikte pek çok zorluğu aşar ve önemli dersler çıkararak ilerlerler. Sonunda aradıkları özelliklerin aslında kendi içlerinde bulunduğunu fark ederler. Arkadaşlarının her biri sevdiği yerlere yönetici olurken Dorothy de evine dönmenin yolunu bulur ve ailesine kavuşur. Bir çocuk kitabı olarak bilinse de her yaştan okurun keyifle okuyabileceği, akıcı ve sıcacık bir eser. Ben de okurken çok keyif aldım. Kitap önerisi arayanlara gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar.
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202218,1bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:01
Kocamın Karısı – Alice Feeney Alice Feeney’nin tüm kitaplarını okumuş biri olarak artık şunu kabul etmem gerekiyor: Bu kadınla zekâ savaşı yapmayı bırakmalıyım. Her kitabında olduğu gibi bunda da daha ilk sayfalardan teoriler üretmeye başladım. Bir karakterden şüphelendim, sonra diğerinden, sonra başka birinden… Sayfalar ilerledikçe “tamam, bu sefer çözdüm” dedim. Çözemedim. Yazar yine bütün ipuçlarını gözümün önüne serip beni bambaşka yerlere bakmaya ikna etmeyi başardı. Üstelik kitap boyunca “bu ne alaka?” dediğim kişilerden çıkanlar da cabası. Benim için Alice Feeney’nin zirvesi hâlâ Daisy Darker. O kitabın yeri ayrı. Ama Kocamın Karısı da diğer kitaplarının biraz gerisinde kalsa bile merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan, ters köşeleriyle şaşırtmayı başaran oldukça keyifli bir gerilimdi. Eğer okurken sürekli teori kurmayı, her bölümde fikrinizi değiştirmeyi ve kitabın sonunda “yine mi kandırıldım?” demeyi seviyorsanız Alice Feeney’nin tüm kitaplarını gönül rahatlığıyla önerebilirim. Not: Bir gün Alice Feeney kitabında katili doğru tahmin edersem bunu bayram ilan edeceğim. Şimdilik gelenek bozulmadı.
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202697 okunma
Reklam
5/10
·176 syf.··
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:27
Merhabalar, kitaptan tam keyif alabilmek için hem klasik müzik tarihine (bestecilerin dönemlerine, tarzlarına) hem de müzik teorisine (kontrpuan, senfoni yapısı vb.) belirli bir düzeyde aşina olmak gerekir. Aksi takdirde cennetteki diyaloglar sadece "isim bombardımanı" gibi gelebilir. Demem o ki kitabın içindeki terimler biraz anlamsız gelebilir (tamam birazdan fazla anlamsız gelebilir.) Fakat kitap bittikten sonra bir çok klasik müzik sanatçısının gönül işlerine kadar bilgi sahibi oluyorsunuz. Kitap, klasik bir biyografi ya da alışılagelmiş bir roman değil; adeta edebi bir kolaj ve deneysel bir performanstır. 1991 yılında, Mozart’ın 200. ölüm yıldönümü anısına kaleme alınan kitap, Burgess’in sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda hayatının büyük bölümünü besteler yaparak geçirmiş sıkı bir müzisyen olduğunu en net gösteren yapıtlarından biridir. Kitabın Türkçe ismindeki "Deyyuslar" vurgusu boşa değildir. Burgess, Mozart gibi saf bir dehanın, dönemin "soylu, burjuva ve dalkavuk" tabakası tarafından nasıl sömürüldüğünü, anlaşılamadığını ve sefalete itildiğini sert bir ironiyle eleştirir. ​Kitaptaki en güçlü temalardan biri, müziğin varoluşsal amacıdır. Burgess, Mozart’ın ağzından sanatı sadece elitlerin hayatını süsleyen bir "duvar kağıdı" veya bir "oyuncak" olarak görenlere adeta meydan okur. Salieri üzerinden ise "Neden bu kusursuz yetenek benim gibi disiplinli birine değil de, ahlaken çocuksu ve fevri olan Mozart’a verildi?" sorusuyla ilahi adaleti ve dehanın doğasını sorgular. Özetle; Mozart ve Deyyuslar, Anthony Burgess'in Mozart'ın dehası önünde saygıyla eğilirken, bir yandan da onun etrafındaki yozlaşmış dünyaya, hatta müziği felsefi olarak tam kavrayamayan modern insana orta parmak çıkardığı, edebi olarak deneysel, zihnen hafifletici ama felsefi olarak ağır
1000Kitap
Mozart ve DeyyuslarAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,070 okunma
Psikolojiye Gerçekçi Bir Bakış
8/10
·128 syf.··
2026 56. kitabı
Esra Oras, günümüz insanının mükemmel olma arayışı içerisinde psikolojik desteğin ne olduğunu ve ne olmadığını, psikolojik safsataları da ele alarak sade ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Güncel söylemlerle, kulağa hoş gelen sloganlarla insanları etkilemeye çalışan yaklaşımların nasıl bir yanılgıya yol açabileceğini de örnekleriyle açıklıyor. Kitapta psikoterapinin önemi, insana nasıl katkı sağlayabileceği ve sınırlarının neler olduğu üzerinde duruluyor. Çünkü çoğu zaman psikoterapiden gerçekçi olmayan beklentilere girebiliyoruz. Ona adeta bir kutsiyet atfedip sihirli bir değnek gibi hayatımızdaki tüm sorunları çözeceğini, bizi kusursuz bir insana dönüştüreceğini düşünebiliyoruz. Oysa yazar, psikoterapinin amacının insanı mükemmelleştirmek değil; kişinin kendisini, yaşadıklarını ve gerçek hayatın koşullarını daha sağlıklı bir şekilde fark etmesine yardımcı olmak olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım bana oldukça gerçekçi geldi. Çünkü insan, kusurlarıyla var olan bir varlıktır. Mükemmelliğe ulaşmak mümkün değildir; ancak eksiklerimizi ve sınırlarımızı fark ederek daha anlamlı bir hayat inşa etmek mümkündür. Kitabın dikkat çekici yönlerinden biri de dindar bireylerin psikoterapiye nasıl yaklaşması gerektiği konusuna yer vermesi. Bir psikolog bakış açısıyla, dini değerlerin psikolojik süreçlerde nasıl değerlendirilmesi gerektiğini açık ve net bir şekilde ele alıyor. Özellikle tevekkül kavramı üzerinde durması benim için oldukça kıymetliydi. Bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak, en sık yanlış anlaşılan ve hataya düşülen konulardan birinin tevekkül olduğunu düşünüyorum. Kitabın son bölümlerinde ise psikolojinin ne olduğu, ona nasıl yaklaşılması gerektiği ve hangi beklentilerle değerlendirilmesi gerektiği sade bir dille anlatılıyor. Kitabın en kıymetli
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202624 okunma
Yağmurun Elli Adı
8/10
·436 syf.··
2026 48. kitabı
"Bir kez daha dünyaya açılmak için duyduğu derin özlemi hissetti. Ama göğsündeki sancılar bu tür düşünceleri zihninden uzaklaştırmasına neden oldu. Bunlar sadece acı çekmesine yol açıyordu. Sahip olamayacağı şeylerin üzerinde durmanın hiçbir faydası yoktu." Selam canlar Bugün sizlere thekitapyayinlari 'dan tarihî bir kurgu olan #yağmurunelliadı kitabı ile geldim... Tarihî kurgu ve aile dramını bir araya getiren romanları okumayı severmisiniz ? Cevabınız evet ise sizi böyle alayım. Benim severek okuduğum bir kitap oldu yazarın dili akıcı ve sürükleyici bir anlatıma sahip. Yağmurun Elli Adı hikâyemizde II. Dünya Savaşı sonrası Japonya'sında 8 yaşındaki Noriko'nun küçük yaşta büyük acılarla yüzleşip yaşama tutunma mücadelesini okuyoruz. Yağmurun Elli Adı, 1948 yılında Japonya'da başlar ve evli Japon aristokrat bir aileye mensup olan Seiko Kamiza'nın bir Amerikalı asker sevgilisinin yaşadığı ilişkiden doğan gayri meşru kızı olan Noriko'nun yaşama tutunma mücadelesini okuyoruz. Noriko ailesine göre bir utanç kaynağıdır. Annesi tarafından büyükannesinin evine terk edilen Noriko ten renginin ve kökeninin farklılığı nedeniyle büyükannesinin malikanesinde yıllarca gizli tutulur, hem fiziksel hem psikolojik şiddete maruz kalan Noriko, sevgiden ve özgürlükten yoksun büyür. Taki üvey ağabeyi Akira'nın onun hayatına girip ona sahip çıkana kadar. Akira'nın ona ilgi göstermesiyle Noriko'nun hayatı değişmeye başlar. Akira büyükannesine rağmen ona dış dünyayı tanıma fırsatı sağlar. Ancak Noriko'nun mutluluğu çokta uzun sürmez. Aile baskısı, toplumsal önyargılar ve kişisel kayıplar onun sürekli sınanmasına yol açar. Noriko çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğunda sizlerde ona eşlik etmek isterseniz gönül rahatlığıyla tavsiyemdir. Okuyunuz efendim... "Uykuyla uyanıklık arasında
1000Kitap
Yağmurun Elli AdıAsha Lemmie · The Kitap · 202485 okunma
7/10
·344 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
Virginia Evans’ın Muhabbet kitabını bitirdim ve gerçekten farklı bir okuma deneyimi yaşadım. Kitap boyunca okuduğum mektuplar ve yazışmalar bana sanki birilerinin en özel anılarına gizlice tanıklık ediyormuşum hissini verdi. Bu yönüyle oldukça gerçekçi ve etkileyiciydi. Daha önce bu tarzda yazılmış bir kitap okumamıştım ama beklediğimden çok daha fazla hoşuma gitti. Olayları klasik bir anlatımla değil de mektuplar üzerinden takip etmek başta değişik gelse de zamanla hikâyenin içine iyice çekildim. Karakterlerin duygularını ve yaşadıklarını satır aralarında hissetmek çok keyifliydi. Alışılmışın dışında kurguları sevenlere gönül rahatlığıyla önerebileceğim, bitirdikten sonra da uzun süre akılda kalan bir kitap oldu benim için.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026127 okunma
Reklam
Reklam