Nûr-u Ahmed'îm
Sînemde bir nur-ı evvel gizlidir;
Kandîl-î ruhum onun cemâliyle yanar.
Ben o levh-i münevveri okumam,
Zira aşk-ı Mustafa kelâmdan müstağnîdir.
Bir name-i rahmet dokunur derûnuma,
Ne ses ister, ne izhar-ı san.
Ben o nefesle dirilirim,
Alem susar, kalbim 'Habib' der.
Bir seyr-i sidre olur içimde,
Akıl acze düşer, gönül semâ eder.
Ben nûr-u Ahmedî'yi görmem,
Lakin görmeyenin kalbi nasıl yanmaz?
Hâli ketm olunur mu bu muhabbetin?
Vecd perdesi titrer,
Yürek bir niyaz taşır:
Ne şikayet, ne pazar.
Ya Resûl,
Ben seni sükûtla severim;
Çünkü söz, makamına yetmez.
Adın, gönülde bir zikir;
Ruhta bir sekinet-i lem'a.
Ve ben bilirim:
Kader bir defter yazmış,