Gam'ın yastığına sarılıp uyusam da,
Şen bahçenin içinde bir üzüm tanesi olsam da,
Geçecek bu can; canan aşkından yandığımı bilir.
Bilir de pişmek mi lazım o can için?
Bin kürek arşını yol...
Benim kuvvetim durgun bir deniz kadar;
Ne batmak ne ilerlemek mümkün.
Bir kayıktan farksız bu can,
Bir kayık olmaya mecal nereden?
Derdimin yangınını bilen bilir de,
Ziyade, dumandan perişanlığım.
Geçecek bu can; canan aşkından yandığımı bilir.
Bir çare gönül hangi deryaları gezse de,
Günüm bir, sade'dim bir.
Aşkın çehresi... Görmemek ne mümkün.
Kor perişan, çare ne mümkün?
~isimsz.sair