"Dün gece gerilip gevşeyen iplerle dolu yaşamı, parmaklarımı acıtan yüzüklerimi çıkarıp masanın üstüne koydum. Başka bir anlamda, başka bir dokunuşta yine en cesur olanı buldum. O kadar şanslıydım, o kadar haksızdım ki; hayata yeniden bağlandım. Ertesi günün saatleri harıl harıl çalışırken, vadilerin ve uçurumların arasında gezen boynu kılıçtan ince müziğe rastladım. Ne kadar çok üşüdüm. Hiç üşümedim, hiç üşümedim. Vücudumun bir yarısı o şarkıda hıçkırdı. Diğer yarısı büyük şehirlerin, büyük siyah asfaltlarında."