bu kadar yıldız fazla
kafamda su
gözümün arkasında balık
sımsıkı tutuyorum
ilk bayılışımda dökülecek
akvaryumu
anlıyorum yerimdeyim
anlıyorum deyim
anlıyorum elim anlıyorum bu el
anlıyorum bu el benim değil
devlet bu günlerde hep bir obje olarak görünüyor bana
toplumun en küçük birimi bir şeker kasesiymiş gibi
bir çay kaşığı tutmuşum da habitat başlamış
bir yumurta patlatmışım camlarına ya da
bir yumurta gırtlağımda
yutkunsam içime kırılacak