“Onmaz, onulmaz bir ‘yara’; derin ve geçmişten. ‘Stigma’, ‘çentik’.. falan ne sözcük! burada. Evet toplumsal anlamda ‘yaralanmışım’; insansal anlamla da örtüşür.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
2 Kasım 1976- Salı.
I. Ne zaman elleri zambaklı bir padişah olursam
Sana bir kent vereceğim oğlak dönencesinde
Girilince kapıları yitecek ve boş
II. Azizim, iyi şiirler iyi atlar gibidirler
Öldükleri zaman da tersine yarışırlar, vesselâm.
‘Mühründe bir şiir kazılı bir padişah’
“Hani güneş ışığını arkasına almayı yeter sayan acemi fotoğraf çekenlerin gölgesi düşer ya çekilenlerin üzerine; öyle.
Şiirin de bir görüngesi, perspektifi vardır: Belkemiği. Bunu öykü sanıyorlar.
Aynı lakerda.
Alaman kelepçesi, sıktığı için bileğini, oynattıkça daha da daralarak kilitlenen kelepçe. Uzaklık perspektif sağlar ama kendinin kendine özgü görüngesi olamaz.”