Ölümün Sonu/Kitap Yorumu
Üç Cisim Problemi serisinin son kitabını bitireli çok olsada yorumunu yazmaya yeni fırsatım oldu. Daha doğrusu kitap beni bir miktar yorduğu için kendime o gücü bulamadım diyebilirim.
Seri genel olarak yoğun fizik bilgisi içeriyor. Söylediği kuramları açıklamak için veya o teknolojileri hayal dünyasından çıkarıp daha gerçekçi kılabilmek için sürekli anlatılarda bulunuyor. Fakat , "buna çok da gerek var mı?" diye düşündüm zaman zaman. Özellikle de son kitapta.
800 sayfalık bir kitap... serinin son kitabı olduğu için tam bir kapanış yapmak için ayrıntılar içinde çok boğulmuş gibi hissettim. Özellikle kitabın başlangıcı... 1453 yılına gidip Fatih Sultan Mehmet'in az kalsın öldürüleceğine kadar gidiyoruz. Tabi bunun hikayemizle direk bir bağlantısı yok. İdeolojik olarak bazı alt metinler için kullanılmış bir hikaye.
Serinin en az sevdiğim kitabını biraz olsun anlatmaya çalışayım yine de;
Karanlık Orman Luo Ji’nin Trisolarislileri tehdit etmesi ile bitmişti. Bu kitap da iki uygarlığın birlikte yaşadığını göstererek başlıyor. Kitap 6 ana bölüme ayrılmış fakat her bölümde birçok küçük bölümler var. Yine de her bölümde tarihin verilmesi güzel olmuş. Kitap boyunca Zamanın Dışından Alıntı isimli birçok bölüm vardı. Bir nevi bizi bilgilendirmiş yazar bu bolumler ile.
Diğer iki kitaba kıyasla bu kitapta daha çok zaan atlamalari var. Ana karakterlerimiz yıllarca sibernasyona giriyor ve uyandıklarında kendilerini yep yeni bir dünyada buluyorlar. Bu şartlara ayak uydurmaya çalışıyorlar. Çünkü ne kadar zaman geçerse geçsin güçlü olan ayakta kalır mantığı baki.
Bir nevi zaman geçtikçe ilk kitaptaki 3 Güneşi olan o medeniyetin yerinde buluyoruz kendimizi. Arada iyi dönemler olsa da o kötü dönemleri uyuyarak geçiriyoruz. Bu oldukça ironik geldi bana.
800