Karın sessizliği, diye düşünüyordu otobüste soförün hemen arkasında oturan adam. Bu bir şiirin başlangıcı olsaydı içinde hissettiği şeye karın sessizliği derdi.
Şeker Portakalı'nda kalbimin en derinlerinde yer bulmuş Zeze. Hayatımın hep bir yerinde küçük bedeninin içindeki büyük kalbi ile bana ilham vermiş Zeze bu kitapta artık bir delikanlı olmuş. Bazı yaralarını sarmış ama içinde hala dokunsan kanayacak yaralar var. Keşke dokunmasa diyoruz ama öyle olmuyor işte. Aynı hayat gibi. İyileştirdiğin yaraların yerine hep yenileri açılıyor. Zeze bu kitapta yavaş yavaş kendini bulmaya başlamış. Ben beğendim. Bir sonraki kitapları da yakın zamanda okuyacağım.