8/10
·70 syf.··
2024 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 18:39
Puanım 4/5 (%80/100) Roket kendini geliştirerek yenilemeye devam ediyor. 3. sayı birçok kişiden daha geç elime ulaştı ama başka kitapları bir kenara bırakıp hemen buna başladım. Bu sayıyı içerisindeki öyküler başta olmak üzere birçok yönden daha iyi bulduğumu söyleyebilirim. Ortada gerçekten çok büyük bir emek ve sevgi var bu hissediliyor. Her sayısında yeni yazarlara yer verildiği için hem okur hem de bir yazar olarak birçok yeni kişiyle tanışmış oluyorum. Kendim de bir bilimkurgu yazarı olarak bu türün değeri hala (maalesef) çok bilinmiyor. Bu yüzden okurlar (ve yazarlar) olarak birbirimizi desteklemek çok önemli. Gelelim içeriğine. Bu sayıyı genel olarak başarılı bulmuş olsam da bazı öyküleri daha çok sevdim. Şimdi kısa kısa her öyküden bahsedeceğim ama "olumsuz" olarak yazdığım şeylerin yapıcı olduğunu düşünüyorum. Eleştiriyi kişisel algılamayıp bundan ne gibi bir ders çıkarabilirim diye düşünmek lazım. Benim yapmaya çalıştığım da budur. Öyküler ile ilgili çok fazla detaya girmemeye çalışacağım çünkü sizin tecrübe etmenizi istiyorum. 1)Bize Orman Derler-Barış Toprak Kitaba konusu çok ilginç bir öykü ile başlıyoruz. Kurgusu en garip (iyi anlamda) olanlardan olması benim en çok dikkatimi çeken şeylerden oldu. Değerli Metin Uçar'ın incelemesinde de dediği gibi benim de gözüme bazı mantık hataları çarptı. "Canlı" gemi gibi bir şey görmek ilginçti ve ana karakterin sonuna kadar gizemli olması hoştu. Sonu da bence gayet yerindeydi. 2)Kukla-Anıl Şahal Sevgili Anıl Şahal ile uzaktan daha önce konuşma fırsatımız oldu. Onun da öyküsünü burada görmek güzel bir sürprizdi. Baştan sona aslında başarılı bir öykü olmasına rağmen bence onu aşağıya çeken en büyük şey tempo olmuş. Bunun da kelime sınırından kaynaklandığını düşünüyorum. Başlangıç güzeldi ama her şey bir anda
Roket 3 - Bilimkurgu Öykü SeçkisiKolektif · Roket Kitap · 202418 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 1. kitabı
"Her caddenin kendine özgü bir görüntüsü vardır. Her tepe başlı başına bir kişiliktir..."* diyor. (Cesare Pavese) (7.syf) •"Ve bana geceler yetmiyor. Günler yetmiyor. İnsan olmak yetmiyor. Sözcükler, diller yetmiyor. ... •Yaşlandıkça insanlarla aramdaki uçurum büyüyor. Arabalardaki, uçaklardaki, resmi dairelerdeki, otobüslerdeki, dükkanlarda ki, caddelerde ki insanlarla aramdaki uçurum. Eşyalarla da öyle. " • ... artık bundan böyle acıları mutluluk olarak nitelendirmeye karar verdim. Yaşamımın en mutlu anlarında da aynı güçle acıyı duymadım mı. Ve acıların ötesinde bir beklenti vardı: Kendi dünyamın beklentisi." (9.syf) "Çevreyi tanımlamak değil, duygularla yaşamak gerekir..." (11.syf) " Ölü duvarlar. İnsanın soluğunu daraltan duvarlar. Duvarlar yaşamımızdaki mezarlar mı. Kent sokaklarında çıkan her benlik değiştirilmiş, takınılmış bir kişilik değil mi. Duvarlar gerisinde en çok kendimiz olmuyor muyuz. En çok duvarlar arasında direnmiyor, en çok duvarlar ardında duymuyor muyuz. Duvarlar ardında bu doyumsuz yaşamdan soluklar alarak ve alamayarak ayrılmayacak mıyız. Ona gene bu şiiri anımsatıyorum. " Do not go gentle into that good night." (15.syf) "Aynı gökyüzünün dünyanın tüm ülkelerini kapsamasına olanak var mı. Tüm yüzyılların, tüm özgürlüklerin, tüm savaşların, tüm cezaların, tüm haksızlıkların, tüm yiyeceklerin, tüm açlığın, tüm yoksulların ve acıların hâlâ var olduğu bugünün dünyasını aynı gökyüzünün bürümesine olanak var mı." (16.syf) "Kimse her insanın yaşamının ortak yanları olduğunu düşünmüyor. Özlem. Acı. Diğer sözcükleri kullanmıyorum. Çok büyük sözcükler. Çok büyük olguları çağrıştırıyor." (18.syf) "Geceler ve kentler geçip gider. Şimdi Ay Işığı sonatı var odamda." (19.syf) "Ama her şey içimizde büyüdü. Büyüdü. İnsan sevgisi zaman zaman yalnızlığımın
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma