Mahmut k

Mahmut k
@gord
İnsanca, pek insanca.
Schopenhauer - Aforizmalar not5 alıntı devam yazısı
" Ayrıca, başkalarının bilincinde neyin olup bittiği, o haliyle bizi ilgilendirmez; biz de kafalarının çoğunun içindeki düşüncelerin yüzeyselliği ve boşluğu, kavramların sınırlılığı, zihniyetin bayağılığı, görüşlerin yanlışlığı ve yanılgıların sayısı hakkında yeterli bilgiye sahip olduğumuzda ve üstelik kendi deneyimimizle, bir kimseden artık korkulmadığında ya da artık onun kulağına gitmeyeceğine inanıldığında, ara sıra o kişiden nasıl küçümsemeyle söz edildiğini gördüğümüzde; ama özellikle yarım düzine koyun kafalının, büyük bir adam hakkında nasıl aşağılamayla konuştukları duyduğumuzda, yavaş yavaş, başkalarının düşüncesine karşı aldırışsız oluruz. "
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Reklam
Schopenhauer - Aforizmalar not5
" Buna karşılık, bizim başkası için ne olduğumuzun yeri, yabancıların bilincidir: Başkası için ne olduğumuz, bu bilinçle göründüğümüz görünüş ve ona uygulanmış kavramlardır. Bu ise, bizim için kesinlikle doğrudan doğruya değil, ancak dolaylı olarak, yani ötekilerin bize karşı davranışını belirlediği ölçüde var olan bir şeydir. Ve yine bu, aslında ancak bizim kendi içimizde ve kendimiz için ne olduğumuzu değiştirebilecek bir şey üzerinde etkili olduğu sürece dikkate alınır. " Kişi, kendini tamamen tanıma sürecini başarılı bir şekilde sonuca erdirmişse; başkalarının onun hakkındaki negatif düşünceleri tarafından etkilenmeyeceği gibi aynı zamanda pozitif düşünceler de pek umrunda olmayacaktır. Zira kendi değerinin zaten farkındadır ve dışarıdan gelecek bir olumlamaya ihtiyacı yoktur. Bir kulağından girer, diğerinden çıkar.
Sayfa 52·Kitabı okuyor
Schopenhauer - Aforizmalar Not4
" Bir kimsenin yazgısında zihninin izini tüm insan soyuna bırakmak varsa, o zaman onun için yalnızca tek bir mutluluk ya da mutsuzluk, yani yeteneklerini eksiksiz bir biçimde eğitebilmek ya da bunları yapmaktan alıkoyulmak söz konusudur. Onun gözünde başka her şey önemsizdir. Bundan dolayı, tüm zamanların büyük kafalarının, kendisiyle baş başa kalmaya en büyük değeri verdiklerini görüyoruz. " Kendisine tahammülü olmayan insana kimsenin tahammülü olmaz. Kendisine gereken değeri göstermeyen insana kimse gereken değeri göstermez. Bundandır ki intihar kim tarafından gerçekleşirse gerçekleşsin aşağılık bir harekettir, her şeyi göz ardı edip; kendisine karşı bütün saygısını yitirmiş insan, herkese her şeyi yapabilecek tehlikeyi arz eder.
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Schopenhauer - Aforizmalar Not3
" Dışarıdan bir şeyler kazanabilmek için içeriden bir şeyler yitirmek, yani şan şöhret, mevki, şatafat, ün, san kazanmak için huzurunu, boş zamanını ve bağımsızlığını bütünüyle ya da önemli ölçüde feda etmek büyük bir budalalıktır. Ama Goethe bunu yaptı. Benim deham ise, beni kararlılık içinde öteki yana çekti. " Gülümsedim. Schopenhauer'a bak sen, tam bir tatlılık abidesi :d Boş yapmayı bir kenara bırakırsak; kişi sevdiği işi yaparken yüksek başarılar yakalayıp yukarıda sayılan birini/birilerini kazanabilir veya daha konforlu bir hayat adına gerçekten para ve lüks bir yaşam için çok çalışabilir ama burada dikkat etmesi gereken husus, bunları kazanırken bedel olarak kendini kaybetmemesidir. Zira böyle bir sonuçta hiçbirinin değerli bir yanı kalmayacaktır.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Schopenhauer - Aforizmalar Not2
" Çünkü, herkesin kendine döndüğü yalnızlıkta, bir kimsenin 'kendinde neye sahip olduğu' ortaya çıkar: İşte aptal adam, kendi zavallı bireyselliğinin sırtından atamayacağı yükü altında inim inim inliyor; öte yandan yüksek yetenekli kişi, en ıssız ortamı bile kendi düşünceleriyle şenliklendiriyor ve canlandırıyor. Bu yüzden Seneca'nın söylediği çok doğrudur: 'Aptallık kendi kendisinden bıkmaktan mustariptir'. Jesus Sirach'ın sözü de buna çok benzer: 'Delinin yaşamı, ölümünden beterdir.' " Bugün yaşayan insanların neredeyse tamamı sadece nefes alıp verdiği için yaşadığına inanan ölülerden ibaret, kendi bireyselliğini keşfedip; tedavi edilmesi gereken yanlarını tedavi etmeyen insanlar, son nefeslerini verirken en çıplak şekilde anlayacaklar geçen yılların ölümden farksız olduğunu.
Sayfa 22·Kitabı okuyor
Reklam