Çoğu kız babasını kahraman olarak görür ama ben artık hiçbirşeyim olarak dahi göremiyorum...
Önceden bir ben vardı en azından, şimdi aynada bile göremiyorum kendimi..
Duygu ve Düşünce
Reklam
Dar ağacında sallanıyor ruhum. Yüreğimde ve zihnimde ne yaşandığından emin olamıyorum. Sanki ikisi birlik olmuşta beni içten içe bitiriyormuş gibi. Durup dururken gözlerim doluyor. Ağlamak çözüm değilse neden ağlar ki insan. Evet rahatlattığını bende biliyorum ama kalıcı bir çözümü yokken gözyaşlarımızı niye heba ederiz ki. Belki de saçmalıyorumdur şu an, üzerimde ki stres o kadar fazla ki geçmişi önüme koyup nerede hata yaptığımı sorgulatıyor. Benim dünyada oluşum bir hataymış meğerse. Teselli sözcükleri arıyorum bir yandan ama bulamıyorum, umudum hep varken bir anda hangi taşın altına girip saklandığını göremiyorum. Neredesin eyy umut! diye seslenesim geliyor. İnsanı yaşatan ve ayakta tutan da umudu değil midir. Öyleyse neden bu kadar çaresiz hissederiz. Neyse dediğim hiçbir şey geçmedi en sonunda neyselerimi alıp boynumda kolye olarak taşımak isterdim. Yine de neyse işte sınav öncesi ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum. O yüzden içimde fırtınalar kopuyor işte ve ben o fırtınada dizginleri elimde tutamıyorum. Kaybolmaktan, kendimi kurtaramamaktan çok korkuyorum.
Bugün geçmişin tozlu sayfalarında kayboldum. Geçmişin karanlığının beni ele geçirmesine izin vermedim ama elimi uzatmaktan da kendimi alıkoyamadım. Etrafımı sardıkça kara sis, bir kez daha kabuk bağlayan yaralarımı kanattı. Biliyorsun, yara iyileşse de izi kalır. İnsan, alıştığını zannettiği şeylerle karşılaştığında, aslında hiçbir zaman tam olarak alışamadığını hayat sert bir şekilde yüzüne vurur. Sen elini uzattığında saracağını düşündüğüm, izi kalmış yarayı, aksine kanatacağını bilmiyordum. Meğerse hiç iyileşmemiş o yara, senin tarafından açılan yara, bir kez daha senin ellerinle kanadı. Güvensizlik duvarına bir tuğla daha koydun ve artık o duvarın arkasında kalan seni göremiyorum. İmkânsızlıklar içinde mümkün olabileceğimize dair umut etmek benim yanılgımdı. Kalbimin, aklımın önüne geçmesine engel olamamak ise en büyük cesaretimdi. Oysa ki her şeye rağmen ve herkese karşı senin yanında olmaya hazırdım. Bazen istemek, çabalamak ve yapmak yetmiyordu. Kader her zaman kendi oyununu oynar ve biz onun izinden gideriz. Her şey olması gerekene varırdı; daha ötesi olmazdı. Bu geceden sonra kalbimin kapılarını sana tamamen kapattım. Anahtarı da denize attım ki ben bile ulaşamayayım.
Duygu ve Düşünce
Kimse görmesin diye duygularımı o kadar iyi saklıyorum ki ben bile artık onları göremiyorum..
Okuduğum herhangi bir kitabın herhangi bir sayfasını açıp herhangi bir kelimesini seçip sabah edebilirim kendimle. De ne diyeceğini biliyorum. Vapur dumanı çiçekleri bitiyor cıvıltıların bodrumunda. Anılarım mı yanıyor, hafızam alesta. Çift dikiş yaralar, her biri kalasta. Hızarla geliyor bir ben -mi o- epey uzakta. Korkumun filmini çeken etrafin sesinin yanında huzur veriyor. Festivalde gibiyim. Sanrıları kemiriyor çınar yaprakları. Tanrılar fırlıyor topraktan. Sokak lambalarının rengi neden kırmızı? Eksildiğim yetmez mi? Geldik diye uyandırsan beni olmaz mı? Denizi koysan önüme, çivilemesine atlasam. O değil de bak buraya rüzgar eşeledim, büyüyünce hortum olacak. Nasılını sorma. İki ters bir düz, beş gece dört güz geçiyor seçerek örüyorum ödediklerimi. Kendimi kendime ödüyorum. "Derdin ne?" Cevabını bulunca size geri dönüş yapacağız. Gökte bir kitap uçarsa bil ki benim, ele ele tutuşmuş harfler gözle görünür biçimde saçlarına dolaşıyorsa bil ki benim... "Saçım yok belki kelim. Kafam olduğunu nereden çıkardın en baştan." Ya varsayıyorum, bozma. Afacan ve zıpır, hayta ve dadaisttin kim?ini bilmediğm... Ne yalan söyleyeyim, özlemiyorum. =) Ölgün olgunluklar için önceki sayfaları çevirin. Mukaddimeyi okumaya lüzum yok, son kelimede özetleyeceğim her şeyi. Tahammül ununutmamışken... Mutluluğun telaşı. Bugün konuşurken ünlediğim tamlama. "Ne kadar uzak bir kasabada"yı bırak, farklı kıtada. Uyuyan bedende bağıran rüya, uyuyandan bağımsız bir varlık olmaya ayıklıyor kendini. Çok karışığım biliyor musun? Çözülürse(m) dahası sığmaz kazanlara. Ürkmeden sığınacağım, yalın, duru bir şey düşlüyorum. Bu bir insan ya da çatı değil kesinlikle. Ben biliyorum ama kondum göçeceğim. Lens mi taksam. Gözlüğümün camlarından cümleler geçiyor. Çıkardığım zaman uzağı göremiyorum. "Önünden ye
Reklam
Reklam