Zamanın bir çember olduğu bu dünyada her el sıkış, her
öpücük, her doğum, her kelime tamı tamına aynıyla
yinelenecek. İki arkadaşın dostluklarının bittiği her dakika da,
bir ailenin para yüzünden dağıldığı her an da, çiftler
arasındaki kavgalarda sarf edilen her kırıcı laf da, üstlerin
kıskançlığı yüzünden esirgenen her fırsat da, tutulmayan her
söz de...
Bilgeliği sev! Tanrılar hakkında var olduklarını
söyle! Zengin diye değersiz insanı övme! Şiddet kullanarak
değil, ikna ederek al! Kazandığın başarıyı tanrılardan bil!
Gençlikten yaşlılığa kadar yolluk diye yanına bilgeliği
al: çünkü ötekilerden daha sağlamdır.
Bir gün dinsizlerle gemide giderken, gemi fırtınaya
yakalanınca dinsizler tanrılara yalvarmaya başladılar; o da
“Susun” dedi, “sakın burada yolculuk yaptığınızı
duymasınlar.” Dinsiz biri ona, dindarlık nedir, diye sorunca
karşılık vermedi. O da, neden susuyorsun, diye üsteleyince,
“Susuyorum” dedi,
“çünkü seni hiç ilgilendirmeyen bir
şey soruyorsun.”