İnce Memed’den Bana Kalan
Puan vermedi·436 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 09:16
Çok sevdiğim birinin önerisiyle aldım bu kitabı. Bu incelemeyi yazmak için heyecanlı olsam da zorlanacağımı biliyordum. Ama varsın zorlayıcı olsun; insan biraz da zorlandığı yerde gelişiyor. Bu, Yaşar Kemal’den okuduğum ilk kitap. Kitap, uzun bir çakırdiken tasviriyle başlıyor. İlk başta sıradan bir doğa betimlemesi gibi görünse de sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki çakırdiken yalnızca bir bitki değil. Ağalık düzenine boyun eğmiş köylünün acısı, Memed’in yarası, yakarışı ve isyanının sembolü. Memed çakırdikenlerin arasında koşarken yalnızca bacakları yaralanmadı; ruhu, benliği ve kalbi de paramparça oldu. Belki de bu yüzden yakmak istedi hepsini. Yakarak kurtulmak istedi acısından. Peki neden köy halkı kendilerini ezen, aç bırakan, tarlasına, bağına, bahçesine, öküzüne göz diken bu ağalık düzeninin karşısında el pençe divan durdu? Neden bazıları Memed’in başkaldırısının ardında dimdik durabilirken, bazıları başka bir hayatın mümkün olduğunu gördüğü hâlde kendi celladından vazgeçemedi? Ve Hatçe… Canım Hatçe. Güzel Hatçe. Kadersiz Hatçe… Dağda bile bir aynaya özlem duyan, kıyafetlerinden vazgeçmeye kıyamayan, hayallerine sımsıkı tutunan Hatçe… Yüreğimi en çok sen yaktın. Serinin diğer kitaplarını da elbette okuyacağım. Ama şimdilik bu hikâyenin bende bıraktıklarıyla biraz baş başa kalmaya, içimde demlenmesine izin vermeye ihtiyacım var. İnce Memed, yalnızca bir eşkıya hikâyesi değil; zulme boyun eğmeyi reddeden, adalet arayan ve başkaldırmanın bedelini göze alan insanların hikâyesi. Sistemi sorgulayan, kabullenmek yerine değiştirmeyi düşünen ruhlara iyi gelecektir. Okuyunuz. Okutunuz efendim. Yakında yeniden görüşeceğiz, İnce Memed. Şimdilik hoşça kal…
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Puan vermedi
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72
Kıyamet ve Ahiretİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2012562 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·637 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Katyuşa hiç evlenmemiş iki hanımın sahip olduğu bir çiftlikte sığırtmaçlık yapan bir kadının gayr-ı meşru torunuydu. Annesi kimseyle evli değildi, ancak her yıl çocuk doğuruyordu. Doğan çocuklar kendisinin çalışmasına engel olur diye bakılmayarak ölüme terk edilirdi. Katyuşa da bu çocuklardan biri idi. Ancak sahibesinin bebeği görerek beğenmesi üzerine bakılarak yetiştirildi. Yaşlı hanımların eğitim gören yeğenleri Prens Dmitriy ara sıra teyzelerini görmeye gelirdi. Katyuşa bu zengin prense sevdalandı. Prens bir geldiğinde Katyuşa’yı baştan çıkararak eline yüz ruble verip yüzüstü bırakıp gitti. Üç ay sonra hamile olduğunu fark eden Katyuşa bu şekilde devam edemeyeceğini anlayınca çiftliği terk etti. Çeşitli yerlerde çalışan Katyuşa sonunda genelevine düştü. Çocuğu da bakımsızlıktan öldü. Uzun bir süre genelevinde çalışan Katyuşa meydana gelen bir adli vakadan dolayı tutuklanarak cezaevine konuldu. Yedi yıl genelevinde hayatını geçiren Katyuşa altı ay hırsız ve katillerle bir arada kaldıktan sonra Ağır Ceza Mahkemesinin karşısına çıkartılacaktı. Dmitriy zengin bir burjuva hayatı yaşamaktaydı. Koçarginlerin kızı Misiy ile evlenmeyi planlamaktaydı. Fakat genel valinin karısıyla beraber olduğundan evlenmeye metresinin rızasını almadan karar verememekteydi. Dmitriy bu arada ağır ceza mahkemesine jüri üyesi olarak seçilmişti. Sabahleyin kalkıp bilinçli bir vatandaş olarak mahkemeye gitti. Mahkemede zehirlenme davası görülecekti. Davada üç sanık vardı:Otel hizmetçisi olan Semyon Kartinkin ve Esfemya Boçkova ile genelevinde çalışan Maslova. Dmitriy sanıklardan Maslova tanıtıldığında kulaklarına inanamaz oldu. ‘Bu, o olamaz.’ diyordu. Sonradan Katyuşa’ya iyice bakan Dmitriy ruhunun derin ve acı bir değişimin içinde olduğunu sezinliyordu. Tacir Smelkov Mavritanya Otelinde
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma
Polisiye/Roman
7/10
Öncelikle anlatımı gayet anlaşılırdı. Olay örgüsü de bence sardı. Aynı zamanda merak uyandırıcıydı. Ajan ve Mafya ilişkisini anlatıyor. Dragon'un başından beri Edna'nın neyin peşinde olduğunu bildiğini öğrenince, şaşırmadım değil ama biraz şüphelendim çünkü Dragon'un davranışları hep soğuktu Edna'ya karşı. Kabul etmeliyim, Edna'dan daha güzel rol yaptı. "Sana aşık olmak mı? Senin yanında durmaya bile katlanamıyordum Edna." Demesi baya dokundu yalan yok. Ben herşeyi bildiği halde seviyor sanmıştım. Neyse ki son bölümde yalan söylediğini itiraf ediyor. Seviyormuş Edna'yı. Ama o sevgi bize hiç geçmedi be kral. Edna'nın tek gece de sadece birkaç saatte Romanya'nın en köklü ailesi Valestrilerin soyunu kurutması efsaneydi. O sahne film sahnesi gibi gözümün önünden geçti. Aklıma çukur dizisindeki Yamaç Koçovalı geldi nedense. Edna'da onun gibi kulakları taktı müzik açtı silahlarla adam öldürdü. Şaka bir yana Edna çok zeki bir kadın o kadar iyi ilerledi ki kitap da. Vasilko'dan kötü kokular alıyorum. Edna onun şirketinde ajan ama sanki başka amaçlar peşinde gibi. Onun sırrını çözemedik bu kitapta. Son bölümde Edna'nın görevi İstanbul'a çıktı ve orada Eren diye biriyle tanıştı. Galiba bu ikisini daha önce aynı yazarın bir serisinde okumuştum. Bununla da aşk yaşıyordu ama Drago tekrar görüşeceğiz demişti. Bu ne demek??? Arden 2'de aşk üçgeni mi olacak yoksaaa??
1000Kitap
ArdenIşıl Işık · Artemis Yayınları · 2025261 okunma
7/10
·221 syf.··
2026 6. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2026 12:43
Kitabı Pucca'nın tavsiyesi üzerine bir yere not alıp yakın bir zamanda satın almıştım. Şevin Ballıktaş'ın ilk kitabı bu mu yoksa Daha Adını Koyamadık mı diye çok düşündüm, ilk basım tarihi hangisi daha eskiyse onu okumaya karar verdim fakat anladığım üzere bir 'devam' kitapları değil. Kitabın başı gayet güzel akıcı gidiyordu ama anlam veremedim tam olarak neyi anlatmak istediğine. Kitabın ortalarına gelince aşırı sıkılıp yarım bıraktım. Kitap 2. bir şansı daha hak eder mi etmez mi diye orta kısımlarını güç bela okuyup geçtim. Kitabın ortasında sıkıldığım nokta Esas Oğlan ile bir anda nasıl sevgili oldu, 6 Harfli kız nereden çıktı, 50+'ya ne oldu vs. gibi cevapsız sorular bıraktı ve bunları atlayarak başka konulara yöneldi. Kitabın sonunda 170-219 arası artık daha da işler rayına girdi ve daha akıcı ilerlemeye başladı. Sonu gayet güzel bittiği için 7 puan verdim.
Daha Çok GörüşeceğizŞevin Ballıktaş · Doğan Novus Yayınları · 201874 okunma
Merhabalar Dostlar
10/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 21:19
Werther… onu ne kadar iyi anlamış olsam da kitabın sonlarına dek sadece kızgındım. Bu kitabı ilk okuduğumda da bende aynı duyguları uyandırmış mıydı, hatırlamıyorum. Sevgili Werther’in mektuplarından oluşan bu kitabı okurken, sanki o mektuplar bizzat bana gönderilmiş gibi hissettim. Onun bahsettiği dost benmişim gibi, her mektubunda bir hayli sinirlendim, delirmiş olacağım düşünülmeyecek olsaydı ona cevaplar bile yazardım… Her ne kadar aşkı için kendini feda etmiş birinin hikâyesi olarak okusak da bunu, o aslında ömründe dağılmış olan acılarının tümünü bir yerde topladı. Beyhude çekilen acılarına bir anlam kazandırmak için, acılarını kutsallaştırmak için aşık oldu. Bir dostun kaleminden dökülmüş bu mektupları okumuş olmanın burukluğu ile veda ettim kendisine… Hoşça kal Werther, elbette tekrar görüşeceğiz ve mutlaka bu sefer mutlu biçimlerde olacağız.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma