Başka zamanlardan , başka memleketlerden bahseden bir kitabın yapraklarını karıştırırken cildi dizlerimin üstüne bırakıyor : “ Hepsi iyi , hepsi güzel … Fakat o zamanlarda , o yerlerde Jülide yoktu “ diye düşünüyor , onu görmedikleri , sevmedikleri halde saadetlerinden bahsedenlere gülüyordum
Reşat Nuri benim joker yazarım gibidir . Bir gün hiçbir şey okuyamasam bile onu okuyarak yeniden okumaya ısınabilirim. Kitap okumayı sevmem de bir Reşat Nuri kitabı ile başlamıştı . Türkçe öğretmenimiz tüm sınıfa ortaokulda Çalıkuşu okutmuştu . O kitaptan sonra kitapların ne muhteşem yerlere , insanlara , hikayelere kapı açtığını anlamıştım . Yazarın okuduğum beşinci falan kitabı olmalı Akşam Güneşi . Çalıkuşundan sonra en sevdiğim ikinci Reşat Nuri kitabı oldu . O kadar ki Acımak ‘ ın bile önüne geçti .
Verdiği duygu , karakterlerin ruh analizleri , düşünceleri öyle güzel işlenmişti ki … Buram buram bir edebiyat … Naif bir anlatım … Damakta öyle bir tat bırakıyor ki sanki sonsuza kadar sürse okursunuz . Ayrıca hikayeye verilecek en güzel isim Akşam Güneşi olurdu herhalde . Okuyun okutturun ..:
Akşam GüneşiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20104,541 okunma
Evet ihtimal bu gözyaşları bu gece müebbeden kapanan bir gençlik hayalinin mezarı başında dökülmüş son yaşlarıdır . Yaralı kuşum doya doya ağlasın … Bana gelince , on sene evvel kendi kendimi gönül rızamla gömmeye geldiğim bu manastırda bu kadar güzel bir akşam güneşi ile gözümü , gönlümü ısıtacağımı Ümit edebilir miydim ?
- Bu genç adam bir iki hafta sonra Jülide ile evlenecek… Bunu bildiği halde böyle sakin sakin konuşmaya nasıl kuvvet buluyor ; nasıl sevincinden çıldırmıyor ?
…
Bu eski gökyüzünün yıldızları altında şimdiye kadar kendi gibi Mesut bir insan yaşamadığını acaba farkediyor mu ?