Yoksulum , kimsesiz , ufak tefek gösterişsizim diye duygusuz , ruhsuz muyum sanıyorsunuz ? Öyleyse , yanılıyorsunuz . Benim de en azından sizinki kadar duygulu bir yüreğim , ruhum var .
Hele böyle , şimdiki gibi , yakınımda olduğun zamanlar ; sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış . Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar , denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak . O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum . Sana gelince ... Sen hemen unutursun beni .
Keşke daha azimli olabilseydim ! Tanrı bilir ne kadar pişman olduğumu ! Şeytana uymak isterseniz sonra çekeceğiniz vicdan azabından korkun , Miss Eyre . Vicdan azabı bir zehirdir .
Salt benden daha büyük olduğunuz , benden çok yer gördüğünüz için bana buyurmaya , söz geçirmeye hakkınız olduğuna inanmıyorum , efendim . Üstünlük savınızda haklı olup olmayışınız , yaşınızdan , deneyimlerinizden yararlanabilme derecenize bağlıdır .