Zaman zaman kendimi bağdaştırdığım dış dünya ile giderek zayıflıyor bağlantılarım. Kalkacak bir trene binerken, beni artık içinde bulunduğum ülke, gideceğim kent, ineceğim istasyon, bindiğim tren ve kompartımandaki insanlar pek ilgilendirmiyor. Trene binerken ben'in içinde bulunduğu duygu birikimleri ilgilendiriyor. Dış dünya ile tüm bağlantılarımın duygu birikimlerinden oluştuğunu biliyorum artık.
Dayan buna, diye düşündüm. Senin düşüncelerini değiştirip kendilerininkine nasıl olsa uyduramayacaklar. Seni görmek istedikleri gibi olmayacaksın hiçbir zaman. Tanımadığın sürece her acı dayanılabilir.
Ben gene iki BENLER oluyorlar bir BEN kaldırımda durmuş, yüksek yapıya bakıyor. İkinci ben tepeden ölümlere uçuyor. Diğer benler nerelerde? Bilemiyorum. Tüm benlerimi toplayıp uçmak.
"Güzellik fikirlerindeki değişimler, tamamen sanatçıların dönem dönem sunduğu yeni görme biçimleriyle alakalıdır. Önce kaçınılmaz olarak direnç gösterilir (Biz böyle resim yapmayız, böyle yazı yazmayız vb.), derken ikinci dereceden önemli sanatçılar yetişir, eserleri seyreltip yayarlar, gittikçe daha geniş kitleler ikna olur ve bir zamanlar devrim niteliğinde olanlar, basmakalıplaşır.