Bu kitabı popüler olmadan önce asya kitaplığına olan ilgimden kütüphaneme eklemiştim lakin bir türlü okuma fırsatı elde edememiştim. Son dönemlerde çokça karşıma çıkması/popüler olması (yazarın kendi kitabında eleştirdiği bir nokta), iyi hissettirdiği üzerine yazılan yorumlarını görmem ve öncesinde okuduğum kitap olan ‘Bahçıvan ve Ölüm’ün üzerimde oluşturduğu yoğunluğunu biraz silkelemek istemem sebebiyle okumaya başladım. Yalan söylemeyeceğim, beklentilerimin bir nebze aşağısında kaldı. Bu kitap için ‘iyi hissettirmek’ kısmı biraz havada kalan bir kavram. Gerek basit yazım (ya da çeviri) dili gerek de kültürel olarak bize tam oturmayışı bu hissiyatı sağlamada bana engel oldu diyebilirim. Belki de bu durumda mesleki olarak da işin içinde yer almam etkili olmuş olabilir. Ama Sezar’ın hakkı Sezar’a, yavaş ve huzurla ilerleyişi ve not kısmında yazarın da bahsettiği gibi karakterlerin çok da önemli olmasa bile sürekli devinim içerisinde olması okuyucuya bir öz değerlendirme sağlıyor. Belkide bu kitap ihtiyacı olanlara duymak istediklerini söylediği için bu kadar okuyucuyu hak ediyordur ve belki de ben daha buradakileri duymaya hazır değilimdir. Son olarak, eğer hayatın yoğunluğu içerisinde debelenip durmaktan yorulduysanız Hyunam-dong Kitapevi sizin için ferahlatıcı bir durak olabilir.