“Günün birinde buruş buruş olup çirkinleştiğinizde, derin düşünceler alnınızda çizgiler bırakıp arzularınızın yangınları dudaklarınızı mühürlediğinde anlarsınız, hem de acı acı anlarsınız. Şimdi nereye gitseniz herkesi kendinize hayran bırakıyorsunuz. Bu hep böyle gidecek mi sanıyorsunuz? Olağanüstü güzel bir yüzünüz var Bay Gray. Asmayın yüzünüzü. Gerçekten öyle. Bir bakıma, güzellik de bir tür dehadır; hatta dehadan çok daha üstündür çünkü hiçbir açıklamaya ihtiyaç duymaz. … Ona sahip olanlara asalet bahşeder. Ah, şimdi gülüyorsunuz ya, güzelliğinizi kaybettiğinizde gülemeyeceksiniz…”
“Bana yine de önce sen bıkacakmışsın gibi geliyor. Günün birinde arkadaşına bakacaksın veya hatlarını çizmeye değer bulmayacak ya da ne bileyim belki cildinin tonunu beğenmeyeceksin. İçinden ona sitem edecek, sana çok kötü davrandığına gerçekten inanıp içerleyeceksin. Seni aradığında bu sefer ona soğuk ve umursamaz davranacaksın. Aslında yazık olacak zira bu seni değiştirecek.”
“Düşünmesi acı gelebilir belki ama zeka güzellikten hiç şüphesiz daha kalıcıdır. İşte bu yüzden gereğinden uzun bir eğitim hayatının zahmetlerine katlanmıyor muyuz? Bu vahşi, kıran kırana hayatta kalma mücadelesinde kalıcı bir şeylere sahip olmak ister, bu yüzden de yerimizi koruyabilmeye dair aptalca bir umutla kafamızı binbir türlü zırvayla ve doğruyla doldururuz.“
“Evli olduğumu unutuyorsun herhalde; evliliğin en büyük cazibelerinden biri de kandırma üzerine kurulu bir yaşam biçimini her iki taraf için de zorunlu hale getirmesidir.”