Velhasıl Osmanlı’nın çökmekte olduğu, son günlerini yaşayan hasta kimliği akıllardan silindi, geçmişteki güçlü zamanları her fırsatta önümüze konularak
taparcasına ballandırıldı. Bakın görün öyle kutsandırılacak ki bundan 50 yıl sonra Osmanlı’ya en ufak eleştiri yapacak olursanız en acımasız eleştirilere maruz kalacaksınız. Çünkü amaç bu.
Amaç, Cumhuriyeti Osmanlı Devletinin bir alternatifi ve onu tarihten silen bir yapı olarak değerlendirmek. Dinselleştirerek içselleştirmek. Böylelikle başta
Atatürk olmak üzere, Cumhuriyet ve değerlerine saldırmayı hak görmek, göstermek, milliyetilikçilik saymak.
Onlar da biliyor İslamcı ideolojinin laiklikle bağdaşmayacağını. Bu yüzden de devletin laik aşındırmak, ortadan kaldırmak, devleti Sünni/islamcı
bir kuruma dönüştürmek ve toplumu ayn doğrultuda
biçimlendirmek istiyorlar.
Dinin egemen sınıfların tahakkümüne hizmet ettiği görülmesin diye de cahilin ferasetine güveniliyor. Görmek için sadece göz yetmez, gördügünü anlamlandırmak için vicdan gerek diye boşuna kendimizi paralamıyoruz.
Biliyoruz ki, siyasal islamcılara iktidar you açıldıkça, laiklik yerine din ağırlıklı yaşam biçimi, vatandaş yerine kul, ulus yerine de ümmet kavramları kabul görmeye başlayacak.