Hiç de fena insanlar değillerdi. Yalnız boş, bomboş mahluklardı. Yaptıkları münasebetsizlikler hep buradan geliyordu. İçlerinin esneyen boşluğu karşısında ancak başka başka insanları hor görmek ve aşağılamak, onlara gülmek suretiyle kendilerini tatmin edebiliyorlar, kişiliklerinin farkına varıyorlardı.
İnsanlar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sebepler ne kadar gülünç, ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az ilgisi olan şeylerdi.