"Odun" sözcüğünü ilk söyleyişi mart güneşinde, sıcakta çatırdayan bir yarılmış kayın odunu yığınının üstünde otururken oldu. Bundan önce yüz kere odun görmüş, bu sözcüğü yüz kere duymuştu. Söylenince anlıyordu da, kışın az gönderilmemişti dışarıya odun getirmesi için. Ama bu nesne ona hiçbir zaman, adını söyleme yorgunluğuna katlanacak kadar ilginç gelmemişti. Yığına çıkıp oturduğu o mart gününe kadar.
Sanki bir uçuruma yalınayak yürüyoruz
Yine de bir yerlerde arıyoruz
Ruhumuzu ufkumuzu sevgimizi
Yine de bir yerlerde buluyoruz
Geçmişe dair unutulmayan ne varsa