grungeist

Denge ve kontrol temel ölçüler. Her zaman bunlarla uğraşıyoruz. Kontrollü görünmek istiyoruz. Takılıp düşen insanlara gülüyoruz. Bedenimiz bizi ayakta tutmak için inşa edilmiştir ve ayakta durmamız planını tehdit eden her şeye karşı içgüdüsel olarak şüpheciyizdir.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Yaşam gerçeklikle uzun bir müzakere. En başta boynumuzu bile dik tutamıyoruz. Gerçeklik her yönden bizi aşağı bastırıyor, her şey için yardım almamız gerekiyor. Sonra alıştırmalara başlıyoruz. Süt içiyoruz. Yemek yiyoruz. Kaslarımız oluşuyor. İki ayağımızın üzerinde duruyoruz ve yürüyoruz. Sinirler, kaslar ve beyin arasındaki karmaşık bir etkileşim dik durmamıza yardımcı oluyor. Koşuyoruz, hopluyoruz, dans ediyoruz. Bisiklet sürmeye başlayınca karmaşıklık artıyor. En başta dehşet bir konsantrasyon gerekli. Yanlış adım düşmeyle cezalandırılıyor. Binlerce yıldır gerçeklik bize karşı insafsızdı. Barınmayı ve yiyecek bulmayı güçleştirdi. Tehlikelerle başa çıkacak çok fazla aracımız yoktu. Korunmasız, savunmasızdık ve itilip kakıldık. Bizi yediler bile. Hayat kısa ve acımasızdı. Çaresi olmayan hastalıklar ve acılar vardı. Gerçeklikle yavaş yavaş ahbap olduk. O da bize boyun eğip söz dinler oldu. Şimdilerde televizyon seyrederken kucağımızda yatıyor. Onu okşamamıza, onunla eğlenmemize izin veriyor. Bazen bu neredeyse sıkıcı geliyor.
Sayfa 10·Kitabı okudu

grungeist

, bir kitap okudu
Puan vermedi·311 syf.·
15 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 00:36
·
2026 7. kitabı
Stanislaw Lem
8.1/10 · 1.591 okunma
“Hayır,” diyerek sözünü kestim, “ben kusurluluğu onu yaratan insanların saflığından kaynaklanan bir Tanrı’dan söz etmiyorum. Sözünü ettiğim, özünde bulunan en temel özelliği kusurluluk olan bir Tanrı. Bu, her şeyi bilme ve her şeye gücü yetme yetisi sınırlı, eserlerinin geleceğini önceden görme konusunda yanılan, kendi şekillendirdiği olaylar karşısında dehşete düşebilen bir Tanrı olur. Hep gücünü aşan şeyler yapmak isteyen ve bunların gücünü aştığını hemen fark edemeyen… özürlü bir Tanrı. Saatleri yapan, ama saatlerin ölçtüğü zamanı yaratamayan bir Tanrı. Bu Tanrı belirli amaçlara hizmet eden sistemleri ya da mekanizmaları yarattı, ama bunlar bu amaçları aşıp amaçlarına ihanet etti. Olması gerektiği gibi gücünün ölçüsünde değil, sınırsız yenilgisinin ölçüsünde bir sonsuzluk da yarattı.”
Alıntı
Bunun kendimizi kandırmak olduğunu pekâlâ biliyorlar. Bunun kimsenin bilmediği dilde yazılmış kitapların bulunduğu bir kütüphanede dolaşmaktan ve sadece kitap kapaklarının renklerine bakmaktan farksız olduğunu pekâlâ biliyorlar. Evet, bu iş aynen buna benziyor. Başka ne olacaktı ki?
Sayfa 239·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam