gül

Ne yazık ki Çağların Kahramanı benim...
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 15:33
*SPOILER* Ne yazık ki Çağların Kahramanı benim... Bunları yazanın Sazed olduğunu anlayınca tekrar okudum bölüm başındaki paragrafları, çok duygulandım. Sazed ilk kitaptan beri çok sevdiğim bir karakterdi ve onun gelişimine sevindim ama bence bu gelişim Sazed'in tanrılaşması olmamalıydı. Çünkü 3 kitap boyunca anlatıldığı gibi insan gördüğü, bildiği birini tanrı olarak kabullenemez. Gücün neden Sazed'i ya da Vin'i seçtiğini de anlayamadığım için biraz garipti. Kitabın zaman zaman artık bitsin bu olaylar diyerek okuduğum kısımları oldu. Sazed'in kendini araması nispeten uzun sürdü bence, Vin gözünün önündekileri görmekte zorlandı, çete birbiriyle bir türlü iletişim kuramadı (çetenin detaylı anlatılmamasına ayrıca kırgınım... daha çok okumak isterdim, madem Kelsier'i okuyamadık, en azından firarinin çetesinin geri kalanını okusaydık), TenSoon'un kendini bulması da çok uzun sürdü. Ama nihayetinde her şey benim içimi rahatlatan bir sona ulaştı. Kitapla ilgili eleştirilerim Kelsier'i daha fazla görememek ve tanrıların ulaşılabilirliği. Yani Lord Hükümdar'ın tanrı olmadığını çünkü onu yenebildiklerini söyleyen çete üyelerimizin bile tanrı olabilmesi biraz anlamsız geldi. Ama bütün bunların daha büyük bir şeye bağlanacağını da düşünüyorum belki de bu yüzden böyle yazılmıştır. Kelsier özlemim tamamen şahsi... Ayrıca bu kitaptaki Elend'e ve Dikiz'e bayıldımm! Lord Hükümdar ile empati yapabilmemiz ve onun aslında sandığımız kadar kötü bir adam olmaması da güzeldi. Dikiz'in ölmemesine de çok sevindim, sevdiğimiz herkes öldü çünkü.
Sissoylu - Çağların KahramanıBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2016929 okunma
Reklam
8/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 18:01
çok tatlı, çerezlik bir kitaptı. insanlıktan ümidinizi kestiğiniz anda okuyup evet yaşamak böyle bir şey olmalı aslında demenizi sağlayabilir. umarım herkes kendi zeytin yeşili günlüğüne kavuşur, eğer yoksa birileri için o günlük olur.
Yeonnam-dong'un Neşeli ÇamaşırhanesiKim Jiyun · Epsilon Yayınevi · 2025691 okunma
7/10
·124 syf.··
2025 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 17:30
"Bu savaşla ilgili bir tavır belirlememiz gerektiğini anladığımda sinirlendiğimi hatırlıyorum. Çok sıkıcı bir şeydi. Banyo malzemelerini seçmek zorunda kalmam yetmezmiş gibi, şimdi bir de Irak'la ilgili taraf olmak çıkmıştı ortaya." Sadece bu kısım bile çok iyi bir modern insan eleştirisi. Norveçli birinin modern, mükemmel, başarılı ve rahat hayatından sıkılmasıyla ilgili bir kitabı okurken keyif almam mümkün değildi ama yazar Norveçliliği ile de şaka yapabildiği, çok sevimli ve çok bencil bir halk olduklarını söyleyebildiği için Norveçli olmasını görmezden gelebildim. Yer yer baş karakteri aptal bulsam da okumak için karakterin sevilmesi gereken bir kitap değil zaten, bakış açısı insanı güldürüyor.
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
4/10
·168 syf.··
2025 4. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2025 05:31
"Ne de olsa bütün ateşler söndüğünde yaralar da çoktan dağlanmış demektir. Burnun dünyayı daha farklı koklar artık. Gözlerin daha içe içe bakar ya da belki tam tersi... gözlerini dış dünyada gördüklerinde bırakırsın. Kertenkelenin kopan kuyruğunun yeniden çıkması gibi, yeni kuyruk gözlerin oluşmaya başlar. Kuyruk gözlerinle aynalara baktığında başka bir sen görürsün." Bu alıntıyı görüp okumak istedim kitabı. Fakat bence bu alıntı bütün kitaptan daha duygulu. Evet derin bir kitap fakat bu biraz boğucu bir derinlik. Süslü cümlelerle anlatılmış altı boş bir edebiyattansa basit cümlelerle anlatılan tanıdık, gerçek hisleri okumayı tercih ederim. Bir kitabın dram kitabı olması için bu kadar çok felakete gerek var mı bilmiyorum. Bana hitap etmedi.
Bütün Ateşler SöndüğündeFiliz Özdem · Yapı Kredi Yayınları · 202264 okunma
"Öyleyse yıkıl, Caesar!"
6/10
·464 syf.··
2025 1. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 20:36
Kitaba çok büyük bir beklentiyle başladığım için mi bilmiyorum ama biraz hayal kırıklığı oldu. Karakterlerin günlük konuşmalarında bile Shakespeare olması, okurken insana rahatsızlık vermeleri, olayın başından beri neredeyse belli olan cinayet örgüsüyle yaratılan sahte gizem; bunların hepsi birleşince ortaya biraz çiğ bir kitap çıkıyor. Yine de bir şekilde kendini okutuyor, yazım dili akıcı. 6/10. *SPOILER* Kitapta ilk bakışta normal görünen yedi konservatuvar öğrencisi var. Kale dedikleri, şehirden uzakta, Oliver'ın deyimiyle tarikat benzeri bir okulda eğitim alıyorlar. Bu yedi öğrenci, kendilerini oynadıkları rollere fazla kaptırıyor ve günlük hayatta da bu rolleri oynamaya devam ediyorlar. Karanlık atmosferi yansıtma konusunda kitabın hakkını yiyemeyeceğim. Ancak her şeyden önce karakterlerin arkadaşlıkları gereği gibi yansıtılmıyor. Kitabın başından beri bahsi geçen kardeşlik yalnız kelimelerde var, aralarında hep bir gerilim mevcut. Bu yüzden "dağılmaları" da yazıldığı gibi çarpıcı olmuyor. Karakterleri anlamak çok zordu. Wren, Alexander ve Filippa hakkında fikir dahi yürütemiyorum, ne düşündüklerini anlayamadım; Meredith, Richard ve James ise gerçekten tiyatral karakterler, onları okurken kendimi histerik bir Rus romanı karakteri okuyor gibi hissettim. Oliver'a gelecek olursak; sadece cinsel yönelim konusunda değil, hiçbir konuda fikirlerinin net olmadığını, kendini tanımadığını söyleyebiliriz. Onun ağzından okuyor olsak da düşüncelerini anlamlandırmak, neyi neden yaptığını söylemek zordu. İşlemediği bir cinayetten suçluluk duyuyor, kendini asıl katilden daha sorumlu görüyordu. Kitabın sonu pek tatmin edici değildi. Çünkü James de en az Richard kadar ego sorunları yaşayan bir karakterdi ve ara ara girdiği krizlerle birlikte cinayetle ilişkisi olduğu
Edebiyat
Eğer Kötü OlsaydıkM. L. Rio · Ren Kitap · 20241,249 okunma