Gülnare
Dokunmuyorsa kalbim o mazlum kitabeye ayışığı düşer mi kanlı bir harabeye sensiz çöl, ıssızlığın kahrıyla zehirlendi yalnız bulutlar değil, vahalarda kirlendi mahşeri bir serabın ardından yürüyorum gözlerini kaybeden bir kervan görüyorum geride, okunmayan silik izler kalıyor kaktüs hala toprağı uykuda yakalıyor Tarihin her sayfası soluyor pare pare karasevda burcunu yıkıyorsun, Gülnare Azerbaycan ufkunda bir divanedir gönül böylesi tarümar olmadı belki de gül toprak, bir bakışınla kızıl renge büründü yıldızlar ülfet için gündüz vakti göründü gözlerin binlerce yıl ötesinden yadigar nerdesin, ey Bakü’den, Gence’den esen rüzgar Nurullah Genç
Alıntı
Senin anladığın dilden bir gül değilim ben Topluma anlatamadığım bir ben varım içimde Susmaya başlarsam yanacak olan ben Kavuşmayı içine sindiremeyen ben Anladıkça kahrolan içimi Hiç süslemeyeceğim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
NAAT-I ŞERİF
Ya Habiballah resul-i halık-ı yekta tüyi, Ber güzin-i Zülcelali pak-ü bihemta tüyi; Nazenin-i Hazret-i Hak sadr-ü bedr-i kainat, Nur-i çeşm-i Enbiya çeşm-i çerağ-i ma tuyi; Der şeb-i Mi’rac bude Cebrail ender rikab, Pa nihade ber ser-i nüh künbedi hazra tüyi; Ya resulallah tü dani ümmetanet acizend, Rehnüma-yi acizani bi ser-ü bi pa tüyi; Servi bostan-i risalet nev behar-i ma’rifet, Gülbün-i bağ-ı şeriat sünbül-i bala tüyi; Şemsi Tebrizi ki dared na’ti Peygamber ziber, Mustafa vü Mücteba an seyyid-i ala tüyi. Bu Na’t ın Türkçesi: Ey Allah’ın sevgilisi! Eşsiz Yaratıcı’nın Elçisi sensin, Allah’ın kulları arasından seçtiği pak ve benzeri olmayan sensin; Ulu Allah’ın nazlısı, kainatın yüksek derecelisi ve tekemmül etmişi Peygamberlerin gözünün nuru bizim gözlerimizin ışığı sensin; Miraç gecesi “Cebrail” rikabında olduğu halde, Dokuz kat yeşil kubbenin üstüne ayak basan sensin; Ey Allah’ın Elçisi! Bilirsin ki ümmetlerin acizdirler, Başsız, ayaksız acizlerin yol göstericisi sensin; Peygamberlik bostanının selvisi, ma’rifet dünyasının ilk baharı, Şeriat bağının gül fidanı, yüce sünbül sensin; Şemsi Tebrizi Peygamberin methini ezberlemiştir, Mustafa vü Mücteba, o yüksek Ulu sensin.
Sadece bir kere gülmek istedim.
Sen bir kere gül diye yıllarım oldu heba, ettim gençliğimi feda Ağlamak istedim omzunda, "İyiyim" dedim hep sorduğunda
Müzik
GÜL KADAR GÜZEL OLACAKSIN AMA DİKİLİ KADAR ZALİM OLMAYACAKSIN ÖYLE BİR LAF SÖYLEYECEKSİN Kİ YA YAŞATACAKSIN YA ÖLDÜRECEKSİN AMA ASLA YARALI BIRAKMIYACAKSIN
Gül-i ruhsârına hâr dokunacak olsa, gülzârı ateşe vermek dahi az görünür. (Yanağındaki güle bir diken değecek olsa, bütün gül bahçesini yakmak bile az gelir.)