Cebimde hepi topu yirmi frederik vardı; vatanımdan uzakta, yersiz yurtsuz, yaşam sürdürecek imkânlardan yoksun, umutsuzdum ve bir planım da yoktu ve... bunlar yüzünden hiç tasalanmıyordum! Polina olmasa kendimi yaklaşan sonun komikliğine olduğum gibi bırakır, gırtlağımı paralarcasına kahkahalar gülerdim. Fakat Polina kafamı kurcalıyor; kaderinin belirleneceğini de seziyorum, fakat itiraf edeyim ki beni huzursuz eden kaderi değil. Onun bütün sırlarını öğrenmek istiyorum; bana, "Seni seviyorum," demesini isterdim, eğer bu çılgın umut gerçekleşmeyecekse... isteyecek başka neyim var? Ne istediğimi biliyor muyum? Kendimi kaybetmiş gibiyim; tek istediğim sonsuza dek, daima, bütün ömrümce onun yanın da olmak, onun ışığıyla, onun halesiyle aydınlanmak. Ondan ötesini bilmiyorum! Ondan kaçabilir miyim hiç?