gûlsînem

gûlsînem
@gul_sinem
rojek tê
Kim vurduya gitti aşkımız faili meçhul değilse nefsi müdafaadır Ellerimizdeki kelepçenin anahtarı sende Kavgamızın tek seyircisi bu şehir Tutunduğumuz tek dal içimizdeki isyandır Söyle sevgilim sen söyle Akan kanımızın hesabını kime soracağız? Kim toplayacak gözyaşlarımızı? Kim koyacak sevgiyi içimize? Gittik gittik gittik Acılara gittik Keşkelere gittik Ben sana sen bana gittik Sonra öğrendik ki dünya yuvarlak, kaldık Sen bağıra bağıra ağlardın, ben susardım Sen duvarları yumruklardın, duvarlarında ellerinin izleri kan içinde Ben içime içime oyardım kendimi Sen çimenlere yatıp uyuyakalırdın Ben banklara tünemiş uykusuz Sen ot içerdin, duman kusardın geceye Ben tek sigaralık ciğerimle öksürüklerde Sen aşka inanmazdın, sen inanmazdın Ben maviye inanırdım Boynumdaki yorgun damarların mavisine Beyaz dalgaları omuzlayan deniz mavisine Denizin bittiği yerde başlayan göğün mavisine inanırdım Bir de ensemdeki dövmeye inanırdım Kuş Ölür Sen Uçuşu Hatırla.🥀 #FüruğFerruhzad
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Gerçekten de, sürekli bir işle meşgul olanlar oldukça zavallı bir hâldedir. Fakat daha zavallı olanlar, kendileri için olmayan işlerin zahmetine girenler, uykularını başkalarının uykularına göre ayarlayanlar, başkalarının hızına göre yürüyenler ve her şeyin en özgürü olan sevmek ve nefret etmek konusunda dahi emirlere uyanlardır. Eğer böyle insanlar ömürlerinin ne kadar kısa olduğunu bilmek isterlerse, yaşamlarında kendilerine ayırdıkları kısmın ne kadar küçük olduğunu düşünmelerini sağla.
Sayfa 33
Onlar gündüzü geceyi bekleyerek kaybederler, geceyi de şafağın korkusuyla.
Sayfa 29
Gîyayê hewşê tehle
Zira yakındakine haset ederken uzaktakine samimi bir hayranlık duyarız.
Sayfa 28