Gülay

Ben şimdiyi bulmasam ne olur, Müzeyyen yıllar evvel kaybolduğu o bir haftada kayıp. Başkasının acısından şifa dermek ayıp ama onun gözlerine bakınca, ben aslında hiç sahiden kaybolmadım diyorum. Tabii, kendi kendime bunu telkin ederken bile nerede olduğumdan emin değilim. Bilmiyorum mesela madem kayıp değilim, niye yıllardır, tıpkı bu pazar gibi, bir hiçten öbürüne akmakla geçiyor günlerim? Ağır bir ölü toprağının altında, şiirsiz, şarkısız, kimseyi indirip çıkarmaya takatı kalmamış basamaklar gibi alabildiğine sessiz, gıcırtısız. Ben bunu her şeyin olması gerektiği gibi olması sanıyorum belki de. Ben bunu yağmur saçağı, ben bunu sigorta, ben bunu güvence, ben bunu galiba hayat sanıyorum. Sahi, ben bunu hayat mı sanıyorum?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her defasında aynı acıyı sanki ilk kez idrak ediyormuş gibi yeniden yaşamıştım. Uyuyarak kaçmaya çalıştığım gerçeğin, uyanır uyanmaz bütün ağırlığıyla yakama yapıştığı o korkunç anı iyi biliyorum
Yine hatırladım, çünkü acı veren her şey hatırlanmayı seçer.
Hiç mi merak etmiyorsun sensiz ne yaptığımı? Sesimde on altı yaşım, yirmi altı yaşım, kırkım, ellim, altmışm Sesimde tonlarca gözyaşı.
Peki sen niye gitmedin Rikkat? Yalnız bekleyen duvarlar bile çürüyor diyorum. Bir gelmeyeni bekleyen her şey içeriden çürür. Beklemek ağır çürütür. Bunca zaman sen de mi gizlice bekledin, ha Rikkat? Ha kızım?"