Sosyal medyada çok fazla paylaşılıp övülünce bir süre okumayı erteledim. Artık merakım ağır basmaya başlayınca da okuyup bitirdim. Abartıldığı kadar varmış, abartılmayı da hak ediyormuş kesinlikle. Yas sürecini filtresiz, olduğu gibi, bütün savunmasızlığıyla yansıtmış yazar. Özellikle yakınını kaybeden kişilerin çok daha benimseyerek okuyacağını düşünüyorum.
Anlatım o kadar sade ve doğaldı ki bir yas tam olarak böyle bir şey diyerek okuyorsunuz kitabı. O babasından bahsediyor siz kaybettiğiniz yakınınıza ağlıyorsunuz. Çok yerde gözlerim doldu, bazı yerlerde de artık kendimi tutamayarak göz yaşlarım akmaya başladı. Çok duygu dolu, her satırı içime işleyen bir kitaptı. Ölümün aniden gelişi mi yoksa yavaş yavaş gözümüzün önünde sevdiğimizin ölümünü izlemek mi daha zor bilemiyorum. Bildiğim tek şey ölümün can yakıcılığı hiçbir koşulda değişmiyor.
Bir zamanlar hayatımızda her şey olmuş birini artık sadece anılarda yaşatabiliyoruz. Onu ziyaret etmek istediğimiz zaman gideceğimiz yer sıcacık evi değil soğuk bir toprak parçası. Kokusunu özlediğimiz zaman ona değil bir eşyasına sarılabiliyoruz. Sesini sadece kaydettiğimiz birkaç görüntüde duyabiliyoruz. Bir zamanlar koca bir yer kaplayan birini sadece anılarda yaşatabiliyor olmak bile başlı başına insanı çökerten bir durum. Uzun lafın kısası sevdiklerimiz hep yanımızda olsun. Bu kitap da mutlaka kitaplığınızda olsun. Tavsiyemdir.