cey

10/10
·160 syf.··
2017 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2017 00:00
Hayatımda okuduğum en farklı kitaplardan biriydi. Modern klasikleri okumaktan kaçınan ben bu kitapta ruhumda mevcut olan çok fazla şeyle rastlaştım. Kitaptaki iki ana karakterde de kendimi bulmuş olmam beni çok derinden etkiledi. Aşkı bu kadar güzel, bu kadar imkansız ve bir o kadar da çaresizlikle anlatan bir kitap. Okurken kendimden geçtim. Her sayfayı hevesle ve merakla okudum. Hem Raif Efendi’de hem de Maria’da kendimi buldum.(Geri kalan paragraflarda spoi veriyorum.) Raif’in aşkının imkansızlığını bildiği halde aşık olduğu kadını kaybetmemek için göze aldığı her şeyi, kendi ruhunu bir kadına aşık olduktan sonra tanıdığını ve bir insana nasıl bir bağlılıkla bağlanıldığını kendimden de yola çıkarak anladım. Maria ise hayata karşı öfkeli, kendini ne kadar zorlarsa zorlasın kimseyi sevemeyen bir kadın. Kendiyle sürekli bir çatışma içinde aslında. Ne duygularından ne de kendinden emin. Sürekli bir arayış içindeydi. Kendimden de yola çıkarak Maria gibi siz de bir arayış içindeyseniz ve çıkış yolu arıyorsanız şiddetle tavsiye ederim. Çünkü ben ilk defa bir kitabı okurken ağladım. Bu kadar içten ve bu kadar güzel yazılamazdı herhalde.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,6bin okunma
Bu yorum görüntülenemiyor
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Babasız büyüyen kadınların yaşları kaç olursa olsun, bir yanları hep çocuktur. Ve daima öyle kalırlar. Hayatında en büyük darbeyi ilk güvendiği adamdan, yani babasından aldıkları için birine güvenirken çok kaygılıdırlar. Bazı kadınlar da öyle bir tükenmiştir ki, "Beni babam yarım bıraktı, başka bir adam nasıl tamamlasın ki?" bakış açısıyla bakar hayata. Bence en güzel bu kadınları sevmek lazım. Sevmek lazım ki her adamın aynı olmadığını görsünler. Ben babası tarafından yarım bırakılan kadınların güzel sevdiğine inanıyorum. Çünkü onların sevgisi başkadır. Onların sevgisi yarım bırakılmışlık kokar, eksik hissetmek kokar, sahip çıkmak kokar, hüzün kokar. Çünkü onlar sevdikleri adamları babalarının bıraktığı boşluğa rağmen güzel sevip, güzel sahip çıkarlar. Sahip çıkma duygusunu sevdikleri adamlardan hissettikleri zaman o adamlara hayatlarını adarlar. O kadınlar zaten babaları tarafından bırakıldıklarında hissedecekleri ve yaşayacakları acı kotasını fazlasıyla doldurmuşlardır. Ve böyle bir kadın sevilecekse eksik hissettiği ve mahrum bırakıldığı yanlarından sevilmelidir.
Sayfa 154
Bu yorum görüntülenemiyor