Ne yapacağımı, bu halin beni nereye götüreceğini sorma, bende artık kuvvet yok, akıl yok, düşünce yok, yalnız aşk var... Mavzer kurşunu gibi çarptığını yere seren bir aşk...
Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o?.. Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin?.. Hem biliyor musun bu aptalca bir laftır:Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu falana filana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti ordan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun.
Bir Alman dergisinde nörolojik bellekle ilgili bir yazı okumuştu. Mesela el, okşadığı yeni yıllar sonra bile hatırlama özelliğine sahipti. Beden de bir eli hatırlıyordu.