Aşk işte tam olarak böyle bir şey... İnsanın aklını başından almakla yetinmiyor, başka bir düşünceye bile izin vermiyor. Beyni de, gönlü de aşkın istilası altında. Hatta aşkın tiryakisi olmuş.
Erkekler hem bu hizmetlerin hepsini ister, hem de karşılarında muhabbet edebilecekleri, muhatap alabilecekleri, neşeli, enerjik, arada bir onlarla kavga eden, küsen, onları hayata sıkı sıkıya bağlayan, güçlü kadınları sever.
Bu erkekler de ne çok şey istiyor bizden!
Aslında hepimizin içinde bir aslan yatar, yani hep olmak istediğimiz ama bir türlü olamadığımız bir ideal insandır o. Ona benzemediğimiz sürece horgörür, asağılarız kendimizi. Bu, bizi sürekli ısıran, dürtükleyen, huzursuz eden huysuz aslan sadece aşık olduğumuz zaman bir süreliğine bizimle uğraşmaktan vazgeçer. Çünkü aşk o kadar büyüktür ki, aslanın yattığı yeri bile alır elinden ama o da genelde vefasızdır, çabuk tüketir kendini.