Ölüler neden tekrar hayata dönemiyor, bilmiyorum. Belki ölüm o kadar harikulade bir şey ki, bizim anlamadığımız o iyi nitelikleri nedeniyle onu hayata, sevdiklerine tercih ediyorlar.
"Kemikler sabırlıdır. Kemikler hiç yorulmaz ve hiç kaçmaz. Yıllar önce ölmüş bir adamla karşı karşıya gelirseniz, kemikleri yerli yerinse yatıyordur. Memnundur. Bekliyordur. Ama etleri gitmiş, onu yalnız bırakmıştır. Su da et gibidir. Su hiç hareketsiz durmaz. Hep bir başka yere gitmektedir. Tedirgindir, hareketlidir, konuşkandır, meraklıdır. Kapalı kavanozdaki su bile zamanla yok olur. Et de sudur. Taşlar ise, kemiktir. Doygundurlar. Sabırlıdırlar. Güvenilir onlara. Söyle bana o halde Alobar, ölümsüzlüğü elde edebilmek için suyla mı yoksa taşla mı rekabet etmelisin? Etine mi güvenmelisin, kemiklerine mi?"