Asla, dokunduğu yerde iz bırakan, istenmezliğin her halini barındıran ne keskin bir kelimeydi. O kadar keskindi ki, kelimeler maddeye dönüşse “asla” ancak jilet olabilirdi.
Beyin düşünce doğuran bir organdı. Doğurduğu düşünceyi amaca yöneltmiyorsa enerji boşa harcanmış oluyordu. Ancak düşüncesini detaylarıyla analiz edip tamamlayabilen varlıklar düşüncelerini maddeye dönüştürebiliyorlar, düşüncelerini gerçekleştirebiliyorlardı. Düşünceden düşünceye atlayan, meraklarını ehlileştiremeyenlerde sadece konuşuyorlardı.