Gülc

bırakılmış yağmurlara karışıyor anılarımız, yeni ırmakları duymadan, kısarken yaprağını şanlı Ağaç, küskün ve göçük;
Sayfa 32·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sırtında paltosu olmayan Kış ortasında kalmış bir adamın soğuk telaşıyla Eşdeğer olan hangi histi? donmuş kirpiklerinin gölgesi yüzüne vururken hissizleşecek kadar kurumuş teninde bir yığın ümitler ağacı ışıldıyordu Soğuk gözleriyle Bir kadının gülümseyen fotoğrafına dikmişti gözlerini yaşları göz bebeklerinde kurumuş gözlerini Soğuğun kaskatı kestiği gözlerini Birikmiş özlemlerinin Hesabını yapıyordu sanki Ne önemi vardı ki Bir anlık özlem de Yıllar süren özleme denkti Ama nasıl atıyordu kalbi Kara kışı yarıyordu sanki Fotoğrafın elinde titreyemeyişini izliyordu sonra yorgun gözleriyle Buz kesmiş dudaklarını yaklaştırıp  Mavi keten gömleğiyle Üzerinde umudu taşıyordu Yavaşça kalbinin üzerindeki Işıldayan küçük cebe koydu fotoğrafı Öyle çaresiz  Öyle suskun Öyle hasret-zede  -glc
Edebiyat
anlat desen şimdi bana, telaffuzu yok lügatımda. -glc
Edebiyat
çığlık çığlığa sustuklarım, uğraştığım açmaya o kapalı kutular Özlemek, yüklemlerin en tekili yalnız ve tekçe güzel kelimeler senin ağzından yalnız ve tekçe güzel çiçekler senli baharda Ve kar ancak senin üzerine yağabilir bu kadar aşkla bağırdıklarım, duymadıkların... bir köz halinde bıraktığın yüreğim, çığlıklarla sustu sana. defalarca -glc
Edebiyat
duydun mu sana uyandığımı, geceden umutlara büründüğümü, koyu karanlığı örttüğümü üstüme. bir duymamışlığın hikayesi bu. duydun mu senertesilere sığınmış umutlarımın sesini? yersiz kalbimin, sonbahar yaprağı gibi kavuştuğunu toprağa başka bahara kalışını umutların bir duymamışlığın hikayesi bu. -glc
Edebiyat