Evet, ihlâs kaybolunca riya zuhur eder ve bütün güzel hasletler yerini çirkin hasletlere bırakır. Gıpta hasede ve gıybete inkılap eder, hüsn-i zan su-i zanna, doğruluk yalan ve iftiraya, tevazu kibir ve benliğe ve hakeza… İşte bu da felaket ve helâketten başka bir şey değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Evet, amelden yoksun bir şekilde ilimleri öğrenmek ve bu şekilde ilmi bir amaç hâline getirmek, amel etmek için değil de yalnızca bilgi sahibi olmak için okumak kişinin helâk sebebidir. Zira ilim emredileni yapmak, yasaklanandan kaçınmak için bir araç olmalıdır, yoksa başlı başına bir amaç değil. İnsan ilmiyle amel etmediği, öğrendiklerini teorikten pratiğe, söylemden eyleme geçirmediği sürece öğrendiği ilim asla kendisine fayda vermez ve veremez.