Gülsema Erata

"Susmak cümleden cümleye değil gönülden gönüle konuşmaktır."
Sayfa 139
Reklam
Ölümü öpen derviş: Hallac
Öyle ya, aşk dedikleri sevenin sevilende yok olması değil midir?
Sayfa 123
Ene'den Hüve'ye yürüyerek hidayete kavuşmuş bir yürek birliği, şeytanın bu dünyadaki hâkimiyetine son verecektir. Kâinat'bir ünlem' diye haykırır, insan 'şey'! diye söylenir, yürek ise 'hiç'! diye susar. Bu kısacık dünya hayatının sonunda insan ya 'hiç' olur ya 'bir' ya da 'şey'..
Sayfa 117
Hamuş kişi;
"Hamuş adanmışlıktır. Adanan, İsmail gibi teslimiyete susar. Adanmışın derdi kelimelerin sesinde değil, sessizliğin iman sinesindedir."
Sayfa 117
Mevlana: "Neden bana Hamuş dersin Şems?"
"Hamuş; âşığın suskunluk hâlidir. İnsanın bazen gönlünden iki türlü ses gelir. Biri 'Yalnız sevmekle iktifa et, yeter!' der. Diğeri de 'Yalnız sevmek kâfi midir, sevilmek lazım değil mi?' der. İkinci sedaya verilecek cevap, 'Sen sevdiğinden gayrı mısın ki ayrıca sevilmeye talip oluyorsun? Sus!' der. 'Sevmeyi, yani aşkı sana veren kim?' der.
Sayfa 112