Nerden bilebilirdim ki onun, beni yavaş yavaş tüketen bir son olduğunu...
Biliyordum aslında. Neydi o zaman beni bulunduğum yere bağlı kılan? Umut mu? Aşk mı? Sevgi mi? Korku mu?
Değil. Bunlar artık tüm dünyada içi boşalmış duygular. Bu başka bir şey. Adı henüz yeryüzünde konulamayan bir his.
Sanki bir boşluktayım, orada hislerin önemi yok. Yalnızım. Hissettiğim duygu ile başbaşayım. Ya onunla yaşamayı öğrenmem gerek ya da kendimi bir şekilde o boşluktan çıkarmam gerek.
Öyle bir his işte. Ama gerçeklerin yüzüne vurulmasını istemeyen, kendi kendine bile itiraf edemeyenler dediğimi anlayamazsınız. Siz hep mutlu gibisinizdir.
Ben mutlu gibi değil, mutlu olmalıyım!
GA.