Seni yeterince sevdim. Daha iyi sevmeyi öğrendim. Seni nasılsa onun için, nasıl idiysen onun için hatta senin oluşmanı sağlayan şeyler için seviyorum. Seni içinde yetiştirdiğin ve senin deyişinle seni benim sınıfımdan farklı yapan durumlar için, anlamadığım ama anlayacağımı bildiğim inançların için seviyorum. Kendimi onları anlamaya adayacağım..
Martin şimdi biliyordu ki onu gerçekte sevmemişti. Onun sevmiş olduğu idealize edilmiş bir ruh, kendi yaratmış olduğu Tanrısal bir yaratık, onun aşk şiirlerinin parlak ve aydınlık ruhuydu. Bütün burjuva yetersizlikleri ve kafasındaki burjuva psikolojisinin ümitsiz engeli ile gerçek burjuva Ruth'u hiçbir zaman sevmemişti.
Bunlar ve yüksek yerlerde oturan, iyi yerlerde yaşayan, banka hesapları ile eğitilmiş kişilerin değerli olduğunu düşlediğim masum zamanlarımı düşünmek..!