"Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl içindeki su kaynayınca kazanın kapağı atarsa, makinelerin buhar kazanlarına da artık buğu dışarı fışkırsın diye supap yapmışlardır. Buğunun artığı dışarı fışkırır delikten, kazandaki buğu da gerektiği kadar kalır, yani dengede durur. Yoksa kazan patlar. İnsan da böyle işte...Kızınca, duygulanınca,üzülünce, acılanınca insan İçinden bir şeyler boşaltacak ki, patlamasın da dengesi yerine gelsin. Ee nasıl içini fışkırtacak? Nasıl kazanın supabı varsa, insanın da bir tahtası eksik olacak ki, burdan dışarıya su koyuversin...Bu yüzden işte, dengeli İnsan bir tahtası eksik insan demektir. O normal denilen, tahtası eksik olamayanlar, günün birinde birden patlayıp bombok olur, bidaha da onarılmazlar."
" Yüzündeki ifade, kısılmış gözlerindeki soğuk bakış ve neredeyse fısıldar gibi alçak sesle ama sıkılı dudaklarının arasından konuşması, bu sözlerin anlamından daha acıtıcıydı. "